Toplantıda, İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey ve Milli EğitimBakanlığı bürokratları da yer aldı. Yine lise, yine cinayetBakan Çelik, 15-20 gündür kamuoyunun gündemini meşgul eden okullardaki şiddet konusunda görüşlerini paylaşmak istediğini ifade ederek, şiddetin kabul edilebilir bir olgu olmadığını söyledi. Bir yerde şiddet varsa, bunun tek bir sebep-sonuç ilişkisi olamayacağını, birçok sebebi olacağını anlatan Çelik, “Hep sonuçlar üzerinde durma gibi bir alışkanlığımız var. Nedenler üzerinde durulmalı” diye konuştu.
“Bu bizim toplumsal gerçekliğimiz. Yüzleşmeliyiz” diyen Çelik, eğitim ile şiddetin asla yan yana gelmemesi gereken iki kavram olduğunu söyledi. Şiddetin aile ortamında başladığını vurgulayan Çelik, şiddetin sebebinin ve sorumlusunun tek kişi veya kurum olmadığını kaydetti. Okullarda yaşanan şiddet olaylarından sonra yaptığı açıklamalarda medyayı suçlamak istemediğini ifade eden Çelik, “Medyadan duyarlılık talebinde bulundum” dedi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, medyanın okullarda yaşanan şiddet olaylarını her gün vermesi ve üzerinde sıklıkla durmasının, bu olaylara neden olan çocukların kendilerini manşetlerde ve televizyon ekranlarına görmesine yol açacağını ifade ederek, “Ben endişe ederim ki bu olayları kamçılar” dedi. Çelik, çocuğun küçük yaşlardan itibaren annesinden, babasından ya da büyük kardeşinden dayak yediğini ifade etti. Bakan Çelik, şöyle konuştu: “Son yıllarda geçmiş yıllara nazaran azalmasına rağmen zaman zaman öğretmenlerinden, sonra herhangi bir toplumsal olaya karıştığı zaman yer yer polisten, cezaevine düşürse gardiyandan, askere giderse komutandan dayak yiyor. Bu dayak atma ve yeme bize yakışan bir olay değil. Bunu gündemden ve toplumdan atmak durumundayız ve bunu kabul eden bir tutum içine giremeyiz. Silahlı Kuvvetler bile taşıdıkları silahları birbirlerine karşı değil, yeri geldiği zaman düşmana karşı kullanır. Dolayısıyla eğitim ve şiddet asla yan yana gelmemesi gerekeniki kavramdır. Şiddet aile ortamında başlıyor. Hacettepe Üniversitesi’nin yaptığıbir araştırmaya göre, çocukların yüzde 63’ü şu veya bu şekilde şiddet görüyor. Aile Kurumu’nun yaptığı bir başka araştırmaya göre de bu oranyüzde 44. 9 Eylül Üniversitesi’nce yapılan bir araştırmaya göre de evli kadınların yüzde 76’sı, eşlerinin çocuklarına iyi davranmadığından yakınıyor.” İstanbul’da meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden Fatih Can ve Şahin Açık’a rahmet ve ailelerine başsağlığı dileyen Çelik, bu olayların son olmasını temenni etti. MAFYA DİZİLERİOkullarda şiddet olaylarının yaşanmasının ardından yaptığı açıklamalarda medyayı suçlamadığını dile getiren Çelik, “Medyadan duyarlılık talebinde bulundum. Ben böyle bir uyarıda bulunuyorsam, bunu tek başıma yaptığım, aklıma ilk eseni söylediğim anlamında algılanmasın. Benimle birlikte çalışan yüzlerce pedagog arkadaşım var. Bir şeyi eğitelim, öğretelim derken onlarda merak uyandıracak, onları adeta o işe teşvik edecek şekilde, onların aklına gelmeyeceği getirmeyelim. Bizim üzerinde durduğumuz budur. X dizi televizyonlarda oynadıktan sonra ‘mafya babalarına özenti oldu, adeta mafya kültürü oluşmaya başladı’ denmeye başlandı. Bu bir etkendir, sebeplerden biri olabilir. Medya şunu bilmeli ki bu dizileri ben çektirmedim. O dizilerdeki o kahramanları ben yaratmadım, A televizyonundan B televizyonuna transfer etmek için de milyon dolarları ben ödemedim. Eğer bir özeleştiri yapacaksak, gerçekten o olayların olmaması ve bitmesi için ortaya ciddi bir tavır koyacak ve bunu bir seferberlik ruhu içinde yapacaksak, hep birlikte yapmalıyız. Bu olaylarda ailenin sorumluluğu vardır, okul yönetiminin ve öğretmenin sorumluluğu vardır, polisiye bir tedbir alınması gerekiyor ve alınmıyorsa polisin sorumluluğu vardır, bizim yöneticiler olarak sorumluluğumuz vardır, akranların, arkadaşların sorumluluğu vardır ve medyanın sorumluluğu vardır. Bu sorunu hep birlikte paylaşıp üstesinden geleceğiz” dedi.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.
Powered by AkoComment 2.0!
"Bir ülkede yalakalığın getirisi dürüstlüğün getirisinden fazla ise o ülke batar..."
Üye olduğunuz takdirde tüm yenilikler anında mail adresinize gelecektir. Elt-World.com
Elt-World Forum Test Yayınına Başladı. Hem giriş sayfasından hem de sağ bölümdeki linkten girebilirsiniz. Şuan sadece bir kaç konu açık ve sizler burada istediğiniz gibi konu açabilirsiniz. Bu aşamada forumu yönlendirecek moderatörler ve adminler görevlendirilecektir.
Forum sohbet amaçlıdır. Dosya arşivi zaten sitemizde mevcuttur. Tabi yine de isterseniz dosya da gönderebilirsiniz. Bu aşamada gönüllü arkadaşlarımın basarserkan@gmail.com adresine mail atmaları yeterlidir. Forum için ayrıyetten üye olmak mecburidir. Saygılarımızla...
Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı T.N. ile kadın personeli R.Y.’nin bilgisayarda cinsel içerikli sohbet ettiği iddiası ortalığı karıştırdı. Müdür Yardımcısı T.N. "Birileri benim bilgisayarıma girip, bize komplo kurmuş" derken T.N. ise "Adresim hacklenmişti. MSN kullanıyorum ama bu konuşmaları ben yapmadım" diye konuştu.SAMSUN’da, satın almadan sorumlu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı T.N. ile kadın personel R.Y. arasında bilgisayarda MSN üzerinden yapıldığı iddia edilen cinsel içerikli sohbetin dokümanları elden ele dolaşmaya başladı. Olay, basın kuruluşlarına gönderilen imzasız mektupla ortaya çıktı. Cinsel içerikli sohbetin dokümanları bazı kişilere de gönderildi. Bu sohbetten kısa sürede Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü personeli de haberdar oldu. Samsun Milli Eğitim camiasında şok etkisi yaratan cinsel içerikli sohbet hakkında açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli, "Bunların doğru olduğuna inanmak istemiyorum. Şayet doğru ise affedilir yanı yok. Gereği yapılacaktır" diye konuştu.
T.N., böyle bir olayın içinde asla olmadığını belirterek, "Bakanlığımızın bize verdiği mail adreslerinden başka özel adres kullanmam. Kullanmamız da yasak. Birileri benim bilgisayarıma girip, bize komplo kurmuş" dedi. R.Y. ise şunları söyledi: "Benim adresim hacklenmişti. MSN kullanıyorum ama bu konuşmaları. ben yapmadım."
T.N. ile kadın personeli R.Y. arasında geçtiği ileri sürülen görüşmelerde dikkat çekici ifadeler yer aldı. Henüz kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından dökümü alınan sohbetin bir kısmı şöyle:20 Haziran 2006Kadın:T. ben ev istiyorum ev, artık rahat edemiyom ya, bi babam geliyo, bi annem, bi abim...14 Eylül 2006:Erkek:Bugün çok seksisin, hem de çoooookKadın:Öyle miiiii?Erkek:Öyleeeee22 Eylül 2006:Kadın:Seviyorum lan seniErkek:Ben de seni kız, yerim seni kızKadın:YeeeeeBundan sonraki görüşmelerde ise erkek ve kadın, aralarındaki cinsel içerikli konuşmaların dozunu artırıyor.
Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmen Adayı Seçme Sınavı yapılacaktır. Sınav Tarihi 17 Haziran'dır. Tüm detaylı bigiye http://sinavlar.meb.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. (Son Başvuru 22 Mayıs 2006)
5538 sayılı torba kanun ile düzenlenen hususlardan birisi de "öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına" yaılacak atama şekline ilişkindi. Kanun tasarısının ilk halinde sadece merkezi sınav öngörülmüşken, daha sonra Anayasa'ya aykırı olabileceği gerekçesiyle merkezi sınava ek olarak yükseköğretim kurumlarının da sınav yapması kararlaştırılmıştır
Lisans düzeyindeki adaylara yönelik yapılacak Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) başvuru süresi, yarın başlıyor. KPSS, 81 il merkezi ve Lefkoşa'da 1-2 Temmuz 2006 tarihlerinde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nce (ÖSYM) yapılacak. Sınav, cumartesi sabah, cumartesi öğleden sonra, pazar sabah ve pazar öğleden sonra olmak üzere dört oturumda gerçekleştirilecek. Sınavın Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinin uygulanacağı cumartesi sabah oturumuna, tüm adayların girmesi zorunlu olacak. Adaylar, kılavuzu inceleyerek diğer oturumlardan hangilerine katılacaklarına karar verecekler.
Elt2004.net ile başladık biz bu yollarda yürümeye; nihayetinde şu resimde gördüğünüz okuldan mezun olduktan sonra irtibatı koparmadık. Bu konuda bizlere yardımını esirgemeyen Sayın Kamile Hamioğlu'na ve Mustafa Otrar'a sonsuz teşekkürler.
Ayrıca; sevgili dostlarım Hamit, Bülent, Meltem, Gülnihal, Dilşen, Seda, Selma, Mustafa Kucukaksit, Burcu Cengiz, Esra ve diğer tüm arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.
Sizleri seviyorum...
Serkan BAŞAR (Site Kurucu Başkanı / Yöneticisi)
Paylaşım arttıkça güzelleşir.
Tüm haberlere yorum ekleyebilirsiniz.
"Dosya Nasıl Gönderilir" Bölümünü okuduktan sonra dosya gönderebilirsiniz...
ELT-WORLD administration
Genelkurmay Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine 2006 yılından itibaren sadece ağustos celbinde ‘asker öğretmen’ alacak.Milli Eğitim’in öğretmenler için nisan celbinin kaldırılması teklifine Genelkurmay Başkanlığı’ndan olumlu cevap geldi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül imzasıyla Milli Eğitim’e gönderilen yazıya göre, bundan sonra asker öğretmenler sadece ağustosta silah altına alınacak. Her yıl nisan ve ağustos aylarında alınan asker öğretmenler, bir aylık temel eğitimden sonra öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki okullarda görevlendiriliyor. Asker öğretmenler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yedek subay ve kısa dönem er ihtiyacı karşılandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı emrine veriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine Genelkurmay’ın belirlediği 9 bine yakın öğretmen her yıl, ‘asker öğretmenlik’ yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, Milli Savunma Bakanlığı'nın isteklerine olumlu cevap vermesinden memnuniyet duyduklarını, öğretmenlere nisan celbinin kaldırılmasının uygulamadaki bir boşluğu gidereceğini belirtti. Kaya, “Nisanda askere gidecek öğretmen, 31 Mart'ta ilişiğini kesiyor, öğrenciler öğretmensiz kalıyordu. Biz oraya kısa sürede öğretmen versek bile öğrenci okulun bitmesine bir ay kala gelen yeni öğretmene alışmakta zorlanıyordu. Artık öğretmenler sadece ağustosta askere gidecek.” dedi. Asker öğretmenlerin seçimi Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında fiilen görevli öğretmenler, eğitim yılı başında okulların öğretmensiz kalmaması amacıyla, her yıl nisan ve ağustos ayında (2006'dan itibaren sadece ağustos ayında) silah altına alınıyor. Aralık ayında askere gitmek isteyenlerin ise başvuruları kabul ediliyor, ancak bunlar Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilmiyor. Öğretmenlerin askerlik eğitim süresi bir ay. Bu sürenin sonunda Millî Eğitim Bakanlığı'nca Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile kalkınmada birinci öncelikli 29 ildeki okullara atanıyorlar. Bu illerdeki okullarda görev yapan öğretmenler askerliklerini okullarında geçirebiliyor.Öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı emrine verilebilmeleri için sevkten önce il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinden alacakları öğretmen belgesini askerlik şubesine vermeleri gerekiyor. Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilecek öğretmen miktarı Millî Eğitim Bakanlığı'nın isteği üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nca belirleniyor. Özel okul ve dersane öğretmenleri Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilmiyor. Öğretmen yedek subayların maaş ve özlük hakları görev yerlerine katılışlarından itibaren asteğmen emsalleri gibi Millî Eğitim Bakanlığı'nca ödeniyor. Görevini yaparken rütbe taşımayan öğretmenler, hizmetleri sonunda yedek subay (asteğmen) olarak terhis ediliyor. Asker öğretmenler, görevleri süresince resmî elbise giyemiyor, iaşe edilmiyor, hizmetleri esnasında derneklere giremiyor ve siyasi faaliyetlerde bulunamıyor
Haberin Devamını mutlaka okuyun. Bazı askerlik tüyoları var...:)
ELT-WORLD FORUM (Herşey sizin elinizde)
ELT-WORLD ONLINE CHAT (Buluşma günlerimiz olacak)
hemen sağda Diğer/Other Bölümünde...
Katılmcı Yönetim Anlayışı ile herşey sizin ellerinizde.
Moderatörler belirlenecektir. Bu konuda gönüllü olan arkadaşların mail atması rica olunur.
Sizlerde elinizde bulunan dokümanları göndermek için "Dosya Nasıl Gönderilir?" (Aslında çok basit) Bölümünü okuyun ve bu paylaşımda katkınız olsun... Sevgiler
Ayrıca katkı amacıyla sınırsız isminiz@elt-world.com mail verilmektedir. Talep eden arkadaşların info@elt-world.com ya da basarserkan@gmail.com adresine mail atmaları yeterlidir.
(SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ, ISPARTA)
Ulusal Ajans Socrates Programı kapsamında Erasmus Bahar Toplantısı 13-14 Nisan tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi'nde düzenlenecektir.
Yüksek Öğretim Kalitesini artırmak isteyen arkadaşlara duyurulur...
Toplantı Programı için "Devamı" linkine tıklayın...
Arkadaşlar merhaba,
Sizlerin rahatlıkla sohbet edebileceği , paylaşımlarını artırabileceği ELT-WORLD Forum
çok yakında açılacak. Elt-World ortak ve kardeşlerini arıyor. Büyük bir ekip olma yolunda dünyada 1 Numara olabilecek ELT adminlerimiz var. Ama hedef Türkiye değil dünya... O yüzden bu hedefi bizimle paylaşacak olan arkadaşlarımız "tamamen ingilizce hazırlayacağımız site" için info@elt-world.com adresine yazsınlar. Teşekkürler.
Abdullah Gül 339 Oyla Cumhurbaşkanı Seçildi
367 şartı ile krize dönüşen Cumhurbaşkanlığı seçimi nihayet son buldu. Artık, bıkkınlık veren Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine, Meclis son noktayı koydu. Bugün saat 15:00'de başlayan 3. tur oylamaya toplam 448 milletvekili katıldı. Abdullah Gül, toplam 339 oy olarak Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı oldu. Oylamada, Sabahattin Çakmakoğlu 70, Tayfun İçli ise 13 oy aldı. CHP'nin katılmadığı oylamada 24 de boş oy çıktı...
Hayırlısı olsun...
17. Milli Eğitim Şurası'nın 13 Kasım Pazartesi günü başlayan çalışmaları dün sona erdi. Dünkü oturumun başkanlığını da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik yaptı. Şura'da söz alan Bolu Cumhuriyet İlköğretim Okulu Müdürü Celal Arslan'ın, öğretmenlerin maaşlarının azlığından yakınarak, hiç olmazsa öğretmenlere senede bir kez ek maaş verilmesini önermesi üzerine Çelik, "O zaman ben de bir önerge vereyim. Maliye Bakanı Unakıtan'ın soyadını 'Paraakıtan' olarak değiştirelim" esprisini yaptı. Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı "Küreselleşme ve AB Sürecinde Türk Eğitim Sistemi" komisyonunu raporu Genel Kurul'da ele alınırken söz aldı. Avcı, "Öğretmenlere 24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle bir maaş ikramiye verilmesini teklif ediyorum. Sayın Bakanım yine Maliye Bakanı Unakıtan engeline takılacak ama isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü kara. Maliye'den bir maaş ikramiye talep ediyoruz" dedi.
İYİ NİYETTEN EMİNİM
Avcı'nın sözleri salonda alkışlandı. Çelik, Avcı'nın üslubunu eleştirerek, "Özellikle bir eğitim sendikası başkanı böyle konuşmamalı. Ben isteyeceğim, bir yüzüm kara, Maliye Bakanı vermeyecek kapkara mı olacak? Biraz dikkat edelim" dedi. Çelik'in sözleri üzerine oturduğu yerden ayağa kalkarak konuşan Avcı, "Sayın Bakanım bizim iyi niyetimizde şüphe etmeyin" dedi. Çelik de, "Sizin iyi niyetinizden sonuna kadar eminim. Ancak cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla örülüdür" dedi. Katılımcılardan birinin "teşbihte hata olmaz" diye bağırması üzerine Çelik,"Teşbihte hata olmaz demek, aslında hatada teşbih olmaz demektir. Siz birine 'tosunum' derseniz hoşuna gider ama 'öküzüm' derseniz hoşuna gitmez. Ama aslında tosun, öküzdür" dedi.
ŞİDDET: Bu yıl Ocak ayından itibaren okullarda meydana gelen olaylarda 5 öğrenci yaşamını yitirirken, 60’tan fazla öğrenci yaralandı.
Ancak, Kurban Bayramı ve kar tatilleri nedeniyle okulların bir ay boyunca kapalı kaldığı da göz önüne alındığında olayların çok ciddi boyutlara ulaştığı görülüyor. Olaylarda, şiddetin artık ilköğretim öğrencileri arasında da giderek yaygınlaşmaya başlaması endişe veriyor.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik Gözcü gazetesine konuştu. Çelik öğretmen adaylarına şunları söyledi: Çok sayıda gencimizin beklediği sözleşmeli öğretmen alımıyla ilgili Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığından olumlu görüş aldık.
ŞUBAT'TA BÜYÜK ALIM
İlk aşamada 3 bin 500 öğretmen alacağız. Yarın Bakanlar Kurulunda işlemlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki haftadan itibaren öğretmen alımı için harekete geçeceğiz. Emekliye ayrılan öğretmenlerin yerine, yeni öğretmen alımı yapılacak. Emekliye ayrılan öğretmenin yüzde 80'i için kadro kullanma izni alınmasına gerek kalmadan öğretmen alabileceğiz. Örneğin 30 bin öğretmen emekliye ayrılmışsa, bunun yüzde 80'i olan 24 bin öğretmeni Şubay ayında alabileceğiz. Ayrıca gelecek yıl memur alımıyla ilgili kontenjan içinde de yine eğitime büyük bir pay bekliyoruz. alınacak toplam öğretmen sayısı 40 binin üzerinde olabilir. Ancak bunlar henüz kesin rakamalar değil.
ELt-World.com Yorumu: Acaba yaklaşam seçim hazırlıkları için desek yanlış mı olur?:)
Saçma Uygulamayı Yayımlıyoruz
Konya 2. İdare Mahkemesi verdiği kararda,
1- Aylıktan kesme cezası veren ilçe milli eğitim müdürünün yetkisine değinmiş ve öğretmenin çalıştığı bölge itibariyle, ilçe müdürünün bu yetkiye sahip olmadığını tespit etmiştir.
2- Öğretmenin aldığı sevk ve raporlar, sevke konu rahatsızlıkların doktor raporuyla tespit edilmiş olduğundan dolayı, bu sevk ve raporların keyfi alınması gibi bir durum söz konusu değildir.
http://www.memurlar.net/haber/81539/ bakınız...
Kayseri'de Atama Bekleyen Öğretmen Adayları, İlginç Bir Eylem Yaptı.
Türk Eğitim-Sen Kayseri Buşe Başkanlığı'nın organizasyonuyla Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan öğretmen adayları, ağızlarıyla yapay kuş tutarak, atamalarının yapılmasını istedi.
Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, eylem öncesi bir konuşmak yaparak, okullarda şiddetin sona erdirilmesi için genç öğretmen adaylarının kadroya alınması gerektiğini söyledi. Öztürk, "Türkiye'de 200 bin civarında eğitim çalışanı boş gezmekte. Bugün aramızda, beden eğitimi öğretmenleri, eğitim fakültesi, fen edebiyet fakültesi ve ilahiyat fakültesi mezunları bulunmakta. Okullarda şiddeti bitirmek istiyorsanız, lütfen bu gençleri kadroya alınız. Çünkü bu gençler bu ülkenin bir değeridir. Misyonerlik faaliyetlerinin bitmesini istiyorsanız, boş gezen ilahiyatçıları kadroya alınız" dedi. Ali İhsan Öztürk, yapılan eylemleri şov olarak nitelendirenleri de kınadıklarını sözlerine ekledi.
Memleketi Van'da 3 gündür gezi ve incelemelerini sürdüren Bakan Çelik, bugün kendisinin de kaldığı İskele Öğretmenevi'nde basın toplantısı düzenledi. Bakan Çelik, basın toplantısı sonrası odasına çıkmak üzere hareketlendiği sırada, öğretmen olarak atanmak isteyen 6 üniversite mezunu gencin tepkisiylle karşılaştı.
http:www.kkk.tsk.mil.tr adresinden öğrenebilirsiniz. Yalnız site biraz geç açılıyor ve beklemek gerekiyor. Bir kaç arkadaşımızdane öğrendiğimiz kadarıyla enteresan sonuçlar gerçekleşmiş. Kimi Burdur'a; Manisaya'ya yedek subay öğretmen olarak giderken; kimi İstanbul Levazım .... Komutanlığına Asteğmen olarak gidiyor.
Sınav olayının hikaye olduğunu anlamış durumdayız. Yok ilköğretimmiş ortaöğretimmiş KPDS imiş ; bunlar da hikaye. Adamlar kafalarına göre alıyorlar. Bakıyolar adına "hmm ; bu adamın adı mahmut:)) bu ypsa yapsa öğretmenlik yapar" deyip gönderiyorlar ıspartaya, manisaya burdur'a
Neyse hayırlısı artık; Ne yapacaz şimdi oralarda; Telefon yok; internet yok; yok ta yok... Bir tek yüzlerce erkek :) ... Kolay gelsin dostlar...
Diğer hususlar; Elt-world.com bir ekip çalışması ürünü olmasını istiyorum. Bu ekipte yer almak isteyen arkadaşların bana ulaşmalarını istiyorum. Sitemizde sağ tafta ziyaretçi defteri, online mesaj gönderme (site messenger) ve fotoğraf galerisi var. Burda fotoğraflara yorumda yazabiliyorsunuz. Yazacağınızdan eminim; çünkü hocalarında fotoğrafları var... Siteden tam olarak faydalanmak isteyenlerin siteye üye olmaları gerekiyor.
MEMURLAR.NET ADRESİNDE DİLCİ BİR KARDEŞİMİZ MEKTUP YAZMIŞ. BUNUN ÜZERİNE ÇOK YORUMLAR YAPMIŞLAR SİTEDE. BEN DE SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.
(HİÇBİR EKLEME YA DA ÇIKARMA YAPILMADAN SİTEMİZE EKLENMİŞTİR.İMLA VE DİLBİLGİSİ HATALARI ŞAHSIN KENDİSİNE AİTTİR)
ANNELERE, BABALARA, EŞLERE, ÇOCUKLARA VE KENDİ ÖZ HAKKIMIZA YAPILAN HAKSIZLIĞIN HAK ARAMA MEKTUBUDUR
Bizler Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Japonca, Çince gibi dil mezunları; umutsuz ortalama 30 yaş civarında abi, ablaya muhtaç evsiz yurtsuz veya evine ailesine bir parça ekmek götüremeyen, çocuğu kapı çalındığında kapıya koşarak hani baba …. hani bana …. Görmüş komşu çocuğunun elinde umutlu gözlerle bakarak hani baba…..yokluktan anlamaz anlamaz işsizliği bilmez ellerini açar hani baba der ..... Eşler bakar eli boş çıkagelmiş buruklaşır evde yiyecek yok bilmiyormusun der arkasını döner çeker gider. 70 lik Babalar – Anneler derler oğlum sen bize böyle bakasın diyemi büyüttük, besledik, yetiştirdik. Evladı onlar için üniversite mezunu büyük insandır. Bilmezler evlatlarına umutla bakan o gözler başlarını öne eğdirip daha da bataklığa sürükleyen o gözlerin mutsuz içi kan ağlayan üniversite dil mezunları olduğunu verilen sözlerin tutulmadığı, sanki bu vatanın evladı olmadığımızı,bizlere söz veren umutlandıran siyasilerin kendi yarışlarında olduklarını bizlerin dertleri ve sorunlarının unutulduğu artık bizlerin yüzlerine bakarak bizleri aldatmaya çalıştıklarını bilmezler.
Bilmezsiniz soyutlandığımızı bilmezsiniz.
Orta öğretim ikinci yabancı dil senaryosu yeşertilen umutlar gün geçtikçe yalnız değil bizlerin geleceğimiz olan kuşakların da geleceğini karartmıştır.Nasılmı? İşte böyle sayın başbakınım sizinde bir konuşmanızı hatırlatarak başlamak istiyorum. 29 aralık 2005 günkü konuşmalarınızı hatırlayın lütfen. 1999- 2000 li yılarda başlayan orta öğretimde ikinci dil zorunluluğu çalışmaları 2003-2005 yılları arasında hız kazanmış bir yayın programında çocuklar istemiyor diyen sayın M.E. Bakanın söleri ile eğitimde ne kadar etkin olduğunu ve çalışmalarında ne kadar isbetli olduğunu gösterir ölçüsünde ikinci yabancı dil uygulama çalışmalarını tamamen sona erdirmiştir. Zaten hazırlığı olan okullarda ikinci dilin zorunlu verildiğini eğitimle ilgilenen fertler tarafından kesinlikle bilinmektedir. (Orta öğretimin 4 yıla çıkması ile zaten liselerin hazırlığı olmuş anlamında nedenlerinin en önemlisi ise ikinci yabancı dilin zorunlu uygulanmasıdır.) Orta öğretimin 4 yıla çıktıktan sonra hazırlığı olan liselerde ikinci yabancı dil uygulaması yapılacak açıklaması yapıldı. Uygulama da Eğitim camiasını şok eden bu karar MEBe göre daha önceden hazırlığı kasıt etmiş olacak ki eski hazırlığı olan liselerde uygulandı. Orta öğretimin 4 yıla çıkmasına rağmen ikinci yabancı dil seçmeli olarak uygulnmıştır. Şaşırmayalım! Zorunlu uygulanan okullarda alan öğretmenleri olamdığından uygulanan ikinci dil zorunlu derslerine İngilizce öğretmenleri ek ders karşılığında girmektedir . Seçmeli olan okullarda ise öğrencilerin seçtiği ikinci dil derslerine girecek öğretmen olmadığından dersler ya seçmeler arasına konulmaz, seçilen dersler de okul yönetimi tarafından kabul edilmez. Buna rağmen MEB den yapılan bir açıklamaya göre yıllardır ataması olmayan bölümlerde 300-500 fazlalıkları olduğu dile getirilmiştir yıllarca ataması olmayan bölümlerde 2005 te 20- 30- 50 li öğretmen alımı neden yaptınız fazlanız vardıya . Norm kadrodan sayılan jokey (depo) yatarak maaş alan öğretmenleri mi bize dahil etti bilemiyorum ama anlaşılan hesap kalem karışmış ki insanların beyninde bir çok soru doğmuş. Sayın bakan sözleşmeli tartışmasın da gençlerimiz sokaklarda geziyor diyipte arkadan arkaya neden bizlere böyle oyunlu davrandığını bizler düşünüyoruz düşünüyoruz ki neden bize? Bu bölümlerden sınıf öğretmenlerini mi alan kadrosuna çekiyor. Yılarca önce sınıf öğretmeni atanan ağabeylerimiz, ablalarımız mı buda koca bir oyalama diyorum. Geçmezler geçmiş olsalar bile norm kadro daki iknci dil açığı tamamlanmaz, tamamlansa da hani sokaktaki işsiz öğretmen adayını kurtarıyordu. :) İşte böylece bizler gözükmeyen mağdurlarız mı diyeyim.Küreselleşen dünyanın gelişmiş ülkelerin de iki yabancı dil zorunlu biride seçmeli olmak üzere üç (3) dil öğretiliyor. Bu AB ile ilgili çalışmalarda çok iyi biliniyor anlatmayacağım.Dikkate alınmayan bizler yoksullukla, yoklukla mucadale ederek ünüversitelerin dil blümlerinde başarı ile mezun olduk. Hatta ben eski ismi ile Orta okuldan liseye aldığım almanca dersleri ile almanca öğretmenliğini kazandım.Al işte işin bir acı tarafı daha: Bir gün bir açıklama yapıldı 40 kredilik İngilizce sertifikası alan dil mezunları İngilizce öğretmeni olabilir dendi. İşte o zaman paranın gücü göründü gözüme aman ALLAH ım çünkü bu sertifikayı almak bakkaldan ekmek alır gibi para ile idi ver parayı al sertifikayı. Sertifika verilen ünüversitalere hiç gitmeden bir buçuk milyar ile iki milyar arasında para ödeniyordu. Parası olanlar parayı yatırdı sertifika veren ünüversitelerin hesabına. Dayı sırtı ile meb de aynı, denk zamanda vekil öğretmenlikte yaptılar. Vallahi bunlar hep ispatlı tek kalime bilmeden ilk alındığı yıl kadrolu sonrada sözleşmeli alarak öğretmen oldular. Bizler ise yalnızca nemli gözlerle baktık. Bir fiil 5 yıl eğitim alanımda dışarıdayım. Yazık çok yazık! Oldu bizlere…Şaşırmayalım lütfen: Turizm bakanlığına baktığımızda , İl Turizm Müdürlüklerine baktığımızda Turizmi denetleyen, destekleyen bu işlerde etkin çalışma yapabilen Yabancı Dil bölümlerinden mezun olmuş aktif durumda kaç elaman var. Ne konumda çalışırlar .Bu tür elamanların olmadığı turizm de bir haber olan kişilerle doldurulmuş bir kurum araştırmalar sonunda karşınıza çıkacaktır. Neden bizler bu kurumdan uzak tutuluyoruz.Yanlış anlaşılmasın bizler istekte bulunsak bile sizler bildiğinizi yaparsınız. Diğer bir açıdan baktığımızda torpille memur olanları çok iyi bilirsiniz.Ben biliyorum ispatlayabilirim.Bildigilerinize biz halkın bu konularda yeterince bilgisi olduğunu sunarım. Cumhur başkanlığı seçiminden sonra bu konuda gündem oluşturma çalışmaları olacaktır.Torpil değil bizlerin hakkı olan hakkını vermeniz, biz eğitimcilerin saf dileği ile gerçek üretime geçmeniz dileği ile çalışmalarınızda başarılar dilerim
KİM NEDERSE DESİN HALK DOĞRUYU BİLENDİR. BİZ HALKIZ HALK
MEB Özür durumu tahinlerini ertelediği için özür diliyor
İlgili yazı için devamı linkine tıklayınız...
200 bin öğretmenin işsiz olduğundan haberdar mısınız? İşsiz 'lise branş öğretmeni' sayısı resmi verilere göre yüz bini geçmiş. İşsiz öğretmenlerden 17 bini Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni.Okulların açılması öncesinde binlerce öğretmen elektronik posta yoluyla medyanın ilgisini Tuğba Özay, Eda Taşpınar, Helin Avşar üçlüsünden Türkiye'nin eğitim sorununa ve kitlesel işsizlik olgusuna çekmeye çalışıyorlar. Gerçi Abbas Güçlü, Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı kadar sektörün içinde; ve sınav sistemi başta tüm çarpıklıkları Milliyet'teki sütununa taşıyor, ancak son günlerdeki e-mail trafiğinden, işsiz öğretmenlerin çaresizliğinin katlanamaz boyutlara geldiği anlaşılıyor.'Duyun artık' mesajlarını 'törenlere boğulan' Ankara'daki iktidar seçkinlerine iletmekte yarar görüyoruz:"Hükümetimiz, okul sayısının arttığını, yeni liseler açıldığını söylüyor. Doğrudur, okul sayısı artmıştır. Ancak 2003'ten bu yana lise branşlarına ayrılan öğretmen atama kadrosu giderek azaltılmıştır.2003 yılında, Türk Dili ve Edebiyatı'na 1099 öğretmen atanırken, periyodik azaltma sonucunda bu sayı 2006'da 34'e kadar düşmüştür.2007 Ağustos atamasında Türk Dili ve Edebiyatı'ndan 400 öğretmen atanırken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'ne 1300 kontenjan ayrılmış ama yeterli başvuru olmadığı için 152 kontenjan boş kalmıştır.Bir de 'sözleşmeli öğretmen' aldatmacası var. Ağustos atamasında 10 bin kadrolu, 10 bin de sözleşmeli öğretmen olmak üzere 20 bin öğretmen atandı. Ancak ağustosta sözleşmeli atanan öğretmenler şubatta kadrolu öğretmen olarak atanmakta ve aynı kişi iki defa atanmış gibi gösterilerek '40 bin öğretmen atadık' diye kamuoyu yanıltılmaktadır.Ekonomik krizin patlak verdiği 2001 krizinde bile 40 bin kadrolu öğretmen atanırken, bütçeden en büyük payın Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrıldığı 2007 yılında 20 bin kadrolu öğretmen atanmıştır. Bu ne yaman çelişkidir?200 bin işsiz öğretmenin olduğu bir ülkede 20 bin öğretmen atanmasının neresi müjdedir?Lise branşları son birkaç yıldır hor görülüyor. Matematiğe 30, fiziğe 15, kimyaya 30 gibi komik kadrolar ayrılıyor. Hükümet yetkilileri 'Devleti iş kapısı olarak görmeyin' diyor. Özel dershaneler de piyasadaki işsizliği bildiği için aylık 300 YTL'ye sigortasız öğretmen çalıştırma yoluna gidiyorlar."ÖSS'de binlerce öğrencinin sıfır çektiği bir dönemde çoğu 'yüksek lisans derecesiyle' mezun 102 bin lise branş öğretmeninin işsiz kalması dramatiktir.100 bin öğretmen açığının olduğu sektörde 200 bin işsiz öğretmen nasıl olur?!Milli Eğitim Bakanı açıklamalı. dsazak@milliyet.com.tr
TBMM Genel Kurulu, yoğun bir hafta geçirecek. 10 Ekim Salı günü saat 14.00’de toplanacak Genel Kurulda, öncelikle CHP’nin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.
Önergede, OKS sınavının yerleştirme boyutuyla ”tam bir skandala” neden olduğu, Anadolu ve Fen liseleri ile diğer Anadolu liselerinin yüzde 17.6’lık boş kapasiteyle eğitim-öğretime başladığı belirtildi. Çelik’in, Talim ve Terbiye Kurulunda 167 uzmanı görevden uzaklaştırdığı, bu uzmanların ise hemen hemen tümünün yargı kararıyla göreve iade edildiği ifade edilen önergede, ”Çelik ile Cumhuriyet okullarına küfür, argo, hakaret, antilaik söylem ve eylem içerikli yayınlar girmiştir” ifadesine yer veriliyor. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİGensoru görüşmelerinin ardından Anayasada, milletvekili seçilme yaşının 30’dan 25’e indirilmesine ilişkin değişiklik teklifi görüşülecek ve ilk tur oylama yapılacak. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından maddelerine geçilmesi oylanacak, daha sonra yürütme ve yürürlükle birlikte 3 madde gizli oya sunulacak.
Film için hazırlanan 25 saniyelik fragman da ABD'de seyirciyle buluşmaya başladı. Fragmanda “Amerikan tarihinin en büyük kahramanı” diye sunulan Homer Simpson, iç çamaşırlarıyla seyirci karşısına çıkıyor ve “Ne söylemem gerektiğini unuttum” diyor.
Yapımını 20th Century Fox şirketinin üstlendiği filmde Homer Simpson'ı Dan Castellaneta, Bart Simpson'ı Nancy Cartwright, anne Marge Simpson'ı Julie Kavner, evin kızı Lisa Simpson'ı Yeardley Smith seslendirecek.
Asya Eğitim Forumu yıllık konferansına katılmak için Pekin’de bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, konferansı izleyen Türk gazetecilere verdiği demeçte, Çin’in sadece siyasi değil, ekonomik devlerden biri olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin bu ülkeyle eğitim alanında detaylı ilişkilere sahip olmadığı değerlendirmesini yaptı.
Kuzey Irak'taki temasları çerçevesinde bugün Erbil'den Kerkük'e geçen TBMM heyeti, Kerkük'te İl Meclisi Başkanı Rizgar Ali ile bir araya geldi.
Ali, görüşmede yaptığı konuşmada, Irak'ın özellikle imar bakımından Türkiye'nin büyük yardımına ihtiyacı olduğunu söyledi. Irak'ın Türkiye ile olan dostluğunun devam etmesi için çabalayacaklarını belirten Ali, Irak'taki Türkmenler, Araplar, Kürtler ve diğer etnik grupların eşit olarak birlikte yaşamasını istediklerini söyledi.
Irak'taki gruplar arasında sürekli olarak çatışma olduğu söylenerek ”ortalığın bulandırılmaya çalışıldığını” kaydeden Ali, “Ama bu doğru değil. Biz kendimizi tek bir halk, tek bir şehir olarak görüyoruz” dedi.
Memura ek zam tasarısı 31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu düzenlemede, gözden kaçan değişikliklerinden birisi ise Bakanlık İl Müdürlerine ilişkindir. 657 sayılı Kanunun önceki düzenlemesinde, İl Müdürlerinin çalıştıkları maaş ile emekli maaşları arasında farklılık bulunmaktaydı. Bundan en çok etkilenen ise İl milli eğitim müdürleriydi. Yapılan değişilikle il milli eğitim müdürlerine uygulanan ayrımcılık kalkmıştır.
Elt-World.com :"Bu kadar da olur mu" demekten başka birşey gelmiyor akla. Sen harıl harıl çalışıyorsun, Ankara'lara gidiyorsun, konaklaması; yemeği derken dünya kadar para harcıyorsun ama işte sonuçlar;
A düzeyinde olanlara 19.000.000 lira,B düzeyinde olanlara 11.000.000 lira,C düzeyinde olanlara 7.000.000 lira, ödenir. (Bu miktarlar sabittir) diyorlar....
40+40 zammını içeren 5473 sayılı Kanunun 31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanundaki hükme göre, düzenlemeden yararlanacak personele 15 Nisan 2006 tarihi itibariyle 180 YTL (160+20 YTL) ödenecektir. Ancak, çok çeşitli statülerde kamu personeli çalışmakta olup, kimlerin bu zammı almayacağına ilişkin hazırladığımız dosyayı görmek için başlığa tıklayınız.
Yabancı Dil mi, yabancı dille eğitim mi?İNSAN en umutsuz, en karanlık gününde birden ışığı görünce nasıl olur, düşünsenize...Pırıl pırıl bir aydınlık, ışığın şavkı gözünüze, gönlünüze düşer, ferahlarsınız.Diyeceksiniz ne kadar sürer bu?Sürdüğü kadar, yeter.***GEÇEN hafta, İstek Vakfı Kaşgarlı Mahmut Lisesi öğrencileriyle konuşurken, bu duyguyu yaşadık.Bağımsızlık diyorsunuz, yabancılara toprak satışı diyorsunuz, ulusal birlik ve ulus devlet diyorsunuz, kimlerin, onların ne kadar gerisinde kaldıklarını görüyorsunuz.Kaşgarlı Mahmut devlet adamıdır, kumandandır ve "Divanü Lügati't-Türk"ün yazarıdır. Eser, Türk dilinin ilk sözlük ve dil bilgisi kitabıdır.***
Atatürk Eğitim Fakültesini sayfalarında gezinirken,
http://aef.marmara.edu.tr/bolumler/YABDIL_ING_ABD.htm
adresinde Sevgili Kamile Hocamızın İngilizce Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Başkanı olduğu yazıyordu...
Bireylerin makamiyla mevkisiyle parasiyla puluyla değil tamamen insanlığıyla ilgilenen ve bunu da bize materyal değerlendirme derslerinin yanında öğreten ve sitemiz olan elt-world.com adresini yaşatan sevgili öğretmenimiz Sn. Kamile Hamiloğlu'nu ELT-WORLD.com olarak kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.
Kendisini hep örnek alacağız...
Duyuru: Aynı zamanda kendisi sitemizde kendisine ayıracağımız köşesinde yazılarını bizlerle paylaşacak...
SEN VARSIN ATATÜRK'ÜM HER ŞEYİMİZDE
Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsamEkmeğim ak suyum berraksa,Ağaçlar çiçek açıyorTopraklar ısınabiliyorsa,Sesim gür çıkıyorÖzgür özgür bakabiliyorsam,Sen varsın gözbebeklerimdeSen varsın Atatürk'üm sen varsın.
Yazabiliyorsam gönlümce Okuyabiliyorsam... Kazabiliyorsam toprağımı Gün ışığında çapa kürek elde, Çalışabiliyorsam gece gündüz Ekip biçebiliyorsam dileğimce, Sen varsın yüreğimde Sen varsın Atat&uum