Ezanda idamSaddam Hüseyin bayram arifesinde Bağdat'ta sabah ezanı okunurken idam edildi. Başının örtülmesini istemedi. Son sözü "Filistin Arap'tır" oldu.Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin hakkındaki idam kararı ABD'nin baskısıyla bayrama kalmadan infaz edildi. Şii bölgesinde Saddam'ın eski istihbarat merkezinde gerçekleşen idama takım elbise ve şapkasıyla giden devrik lider, başının örtülmesini istemedi. Boynuna siyah atkı sarıldı. El ve ayakları bağlanarak sehpaya çıkarıldı. Asılırken kelime-i şahadet getirdi.
Ölüm yolunda son 25 dakikaIrak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin, arife günü sabah ezan okunurken idam edildi. Ülkesini 24 yıl yöneten diktatör ölüme giderken üstünde takım elbise vardı, cellat kemendi geçirirken yüzü açıktı. Kelime-i şahadetle son nefesini verdi. Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in Duceil katliamı ile insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle verilen idam cezasının infazı dün yapıldı. İdamın ne zaman ve ne şekilde gerçekleşeceği tartışmaları için ABD yönetiminin bayramdan önce asılması için yaptığı baskı sonuç verdi. Tüm dünya dün Saddam Hüseyin'in asıldığı haberiyle uyanırken infazın ilk görüntüleri öğle saatlerinde uluslararası televizyon kanallarında yayınlanmaya başladı. İşte ülkesini 24 yıl yöneten diktatörün ipe giden ölüm yolculuğunda yaşananlarla ilgili detaylar: Hücresinde direndi: İnfaz Bağdat'ın Şii bölgesinde Saddam Hüseyin'in eski istihbarat merkezlerinden birinde gerçekleştirildi. Saddam idam öncesi bulunduğu Amerikan hapishanesindeki hücresinde alınırken bir süre gardiyanlara direndi. Oturmak ve dua etmek istediğini ve bir yere gitmeyeceğini söyledi. Ancak daha sonradan sakinleşti. Herhangi birpişmanlık ifadesi bulunmadan gardiyanların direktiflerine uyarak hücresinden soğukkanlı bir şekilde çıktı. Takım elbiseli ölüm: İdam sehpasına el ve ayakları bağlı bir şekilde çıkarıldı. Dünya onu son kez aylardır süren mahkemesindeki gibi siyah takım elbise, siyah ayakkabı ve şapkası ile gördü. Kuran'ını arkadaşına bıraktı: Saddam Hüseyin'in ölene kadar hiç yanından ayırmadığı Kuran'ın Bander adlı arkadaşına verilmesini istedi. Devlet televizyonu Iraqiyah'a açıklama yapan Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Muvaffak el Rubai, "Yanında Kuran taşıyordu. Bana dönerek Kuran'ın bu kişiye verilmesini istiyorum diyerek 'Bander' ismini gösterdi. Ancak bu kişinin kim olduğunu bilmiyorum" dedi. Bu kişinin isim ve adresinin alındığı ve Hüseyin'e Kuran'ı ona vereceklerine dair söz verildiği bildirildi. Başına çuval istemedi: Rubai SaddamHüseyin'in idam sehpasına çıkarılırken sakin, cesur ve kararlı olduğunu söylerken yalnızca başına çuval geçirilmesini istemediğini söyledi. Bunun üzerine Saddam'ı getiren üç gardiyandan biri ip boynuna geçirilmeden önce siyah bir atkı bağladı. Ve ezan sesiyle infaz: İnfazcılar sabah ezanının okunmasını bekledi. Ezan okunurken Saddam Hüseyin'in ipi çekildi ve vücudu idam sehpasının altındaki boşluğa bırakıldı. Şii politikacı Askari, Reuters'a, "İp çekildiğinde boynunun çatlama sesini duyduk. İpin etrafında çok az miktarda kan da vardı. Sehpaya getirilmesi ile başlayan süreç 25 dakika sürdü. Doktorlar ölümünü doğrulayana kadar 10 dakika ipte asılı kaldı. Şii televizyon kanalı Biladi'nin yayınladığı ceset görüntülerinde Saddam'ın boynunun kırıldığı ve kanlandığı ve sol elmacık kemiğinin morardığı görüldü.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.
Powered by AkoComment 2.0!
"Bir ülkede yalakalığın getirisi dürüstlüğün getirisinden fazla ise o ülke batar..."
Üye olduğunuz takdirde tüm yenilikler anında mail adresinize gelecektir. Elt-World.com
TBMM Genel Kurulu, yoğun bir hafta geçirecek. 10 Ekim Salı günü saat 14.00’de toplanacak Genel Kurulda, öncelikle CHP’nin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.
Önergede, OKS sınavının yerleştirme boyutuyla ”tam bir skandala” neden olduğu, Anadolu ve Fen liseleri ile diğer Anadolu liselerinin yüzde 17.6’lık boş kapasiteyle eğitim-öğretime başladığı belirtildi. Çelik’in, Talim ve Terbiye Kurulunda 167 uzmanı görevden uzaklaştırdığı, bu uzmanların ise hemen hemen tümünün yargı kararıyla göreve iade edildiği ifade edilen önergede, ”Çelik ile Cumhuriyet okullarına küfür, argo, hakaret, antilaik söylem ve eylem içerikli yayınlar girmiştir” ifadesine yer veriliyor. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİGensoru görüşmelerinin ardından Anayasada, milletvekili seçilme yaşının 30’dan 25’e indirilmesine ilişkin değişiklik teklifi görüşülecek ve ilk tur oylama yapılacak. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından maddelerine geçilmesi oylanacak, daha sonra yürütme ve yürürlükle birlikte 3 madde gizli oya sunulacak.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik Gözcü gazetesine konuştu. Çelik öğretmen adaylarına şunları söyledi: Çok sayıda gencimizin beklediği sözleşmeli öğretmen alımıyla ilgili Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığından olumlu görüş aldık.
ŞUBAT'TA BÜYÜK ALIM
İlk aşamada 3 bin 500 öğretmen alacağız. Yarın Bakanlar Kurulunda işlemlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki haftadan itibaren öğretmen alımı için harekete geçeceğiz. Emekliye ayrılan öğretmenlerin yerine, yeni öğretmen alımı yapılacak. Emekliye ayrılan öğretmenin yüzde 80'i için kadro kullanma izni alınmasına gerek kalmadan öğretmen alabileceğiz. Örneğin 30 bin öğretmen emekliye ayrılmışsa, bunun yüzde 80'i olan 24 bin öğretmeni Şubay ayında alabileceğiz. Ayrıca gelecek yıl memur alımıyla ilgili kontenjan içinde de yine eğitime büyük bir pay bekliyoruz. alınacak toplam öğretmen sayısı 40 binin üzerinde olabilir. Ancak bunlar henüz kesin rakamalar değil.
ELt-World.com Yorumu: Acaba yaklaşam seçim hazırlıkları için desek yanlış mı olur?:)
ŞİDDET: Bu yıl Ocak ayından itibaren okullarda meydana gelen olaylarda 5 öğrenci yaşamını yitirirken, 60’tan fazla öğrenci yaralandı.
Ancak, Kurban Bayramı ve kar tatilleri nedeniyle okulların bir ay boyunca kapalı kaldığı da göz önüne alındığında olayların çok ciddi boyutlara ulaştığı görülüyor. Olaylarda, şiddetin artık ilköğretim öğrencileri arasında da giderek yaygınlaşmaya başlaması endişe veriyor.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin atama ve yer değiştirme yönetmeliği geçtiğimiz ay içinde değişmişti. Yapılan değişilik ile ikinci veya üçüncü hizmet bölgesi kapsamında yer alan Aksaray, Amasya, Bartın, Çorum, Gaziantep, Karabük, Karaman, Kırıkkale, Osmaniye, Samsun, Sinop, Trabzon ve Zonguldak illeri birinci hizmet bölgesine dahil edilmiştir. Sitemize gelen bilgilere göre bu illerde çalışan öğretmenler şuan bulundukların ilin D ve E sınıfı ilçelerini tercih etmeleri yönünde zorlanmak olup, yapılan bu uygulama yanlıştır. Devamı için tıklayınız.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, liseyi bitirmiş öğrencilerin İngilizce olarak beş cümleyi yan yana sıralayamadığını söyleyerek 'Yıllarca o kadar uğraştık, yine de bu dili öğretemedik' dedi
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye'de yabancı dil eğitiminin bir türlü tam olarak başarıya ulaşamadığından yakınarak, bunun için hazırlanan yeni müfredatın ve kullanılacak yöntemlerin meyvesinin, ancak sekiz yıl sonra alınabileceğini söyledi. Çelik, "O kadar uğraştık, yine de bu dili öğretemedik" dedi. Gaziantep'te pek çok okul yaptıran Sanko Holding, MEB'e ilköğretim okullarında kullanılmak üzere Dyned İnteraktif Dil Öğretimi Programı bağışladı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, Dyned Türkiye Temsilcisi Mehmet Bayraktaroğlu ve bakan Çelik dün programın protokolünü imzaladı.
200 bin öğretmenin işsiz olduğundan haberdar mısınız? İşsiz 'lise branş öğretmeni' sayısı resmi verilere göre yüz bini geçmiş. İşsiz öğretmenlerden 17 bini Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni.Okulların açılması öncesinde binlerce öğretmen elektronik posta yoluyla medyanın ilgisini Tuğba Özay, Eda Taşpınar, Helin Avşar üçlüsünden Türkiye'nin eğitim sorununa ve kitlesel işsizlik olgusuna çekmeye çalışıyorlar. Gerçi Abbas Güçlü, Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı kadar sektörün içinde; ve sınav sistemi başta tüm çarpıklıkları Milliyet'teki sütununa taşıyor, ancak son günlerdeki e-mail trafiğinden, işsiz öğretmenlerin çaresizliğinin katlanamaz boyutlara geldiği anlaşılıyor.'Duyun artık' mesajlarını 'törenlere boğulan' Ankara'daki iktidar seçkinlerine iletmekte yarar görüyoruz:"Hükümetimiz, okul sayısının arttığını, yeni liseler açıldığını söylüyor. Doğrudur, okul sayısı artmıştır. Ancak 2003'ten bu yana lise branşlarına ayrılan öğretmen atama kadrosu giderek azaltılmıştır.2003 yılında, Türk Dili ve Edebiyatı'na 1099 öğretmen atanırken, periyodik azaltma sonucunda bu sayı 2006'da 34'e kadar düşmüştür.2007 Ağustos atamasında Türk Dili ve Edebiyatı'ndan 400 öğretmen atanırken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'ne 1300 kontenjan ayrılmış ama yeterli başvuru olmadığı için 152 kontenjan boş kalmıştır.Bir de 'sözleşmeli öğretmen' aldatmacası var. Ağustos atamasında 10 bin kadrolu, 10 bin de sözleşmeli öğretmen olmak üzere 20 bin öğretmen atandı. Ancak ağustosta sözleşmeli atanan öğretmenler şubatta kadrolu öğretmen olarak atanmakta ve aynı kişi iki defa atanmış gibi gösterilerek '40 bin öğretmen atadık' diye kamuoyu yanıltılmaktadır.Ekonomik krizin patlak verdiği 2001 krizinde bile 40 bin kadrolu öğretmen atanırken, bütçeden en büyük payın Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrıldığı 2007 yılında 20 bin kadrolu öğretmen atanmıştır. Bu ne yaman çelişkidir?200 bin işsiz öğretmenin olduğu bir ülkede 20 bin öğretmen atanmasının neresi müjdedir?Lise branşları son birkaç yıldır hor görülüyor. Matematiğe 30, fiziğe 15, kimyaya 30 gibi komik kadrolar ayrılıyor. Hükümet yetkilileri 'Devleti iş kapısı olarak görmeyin' diyor. Özel dershaneler de piyasadaki işsizliği bildiği için aylık 300 YTL'ye sigortasız öğretmen çalıştırma yoluna gidiyorlar."ÖSS'de binlerce öğrencinin sıfır çektiği bir dönemde çoğu 'yüksek lisans derecesiyle' mezun 102 bin lise branş öğretmeninin işsiz kalması dramatiktir.100 bin öğretmen açığının olduğu sektörde 200 bin işsiz öğretmen nasıl olur?!Milli Eğitim Bakanı açıklamalı. dsazak@milliyet.com.tr
Diğer hususlar; Elt-world.com bir ekip çalışması ürünü olmasını istiyorum. Bu ekipte yer almak isteyen arkadaşların bana ulaşmalarını istiyorum. Sitemizde sağ tafta ziyaretçi defteri, online mesaj gönderme (site messenger) ve fotoğraf galerisi var. Burda fotoğraflara yorumda yazabiliyorsunuz. Yazacağınızdan eminim; çünkü hocalarında fotoğrafları var... Siteden tam olarak faydalanmak isteyenlerin siteye üye olmaları gerekiyor.
Film için hazırlanan 25 saniyelik fragman da ABD'de seyirciyle buluşmaya başladı. Fragmanda “Amerikan tarihinin en büyük kahramanı” diye sunulan Homer Simpson, iç çamaşırlarıyla seyirci karşısına çıkıyor ve “Ne söylemem gerektiğini unuttum” diyor.
Yapımını 20th Century Fox şirketinin üstlendiği filmde Homer Simpson'ı Dan Castellaneta, Bart Simpson'ı Nancy Cartwright, anne Marge Simpson'ı Julie Kavner, evin kızı Lisa Simpson'ı Yeardley Smith seslendirecek.
MEMURLAR.NET ADRESİNDE DİLCİ BİR KARDEŞİMİZ MEKTUP YAZMIŞ. BUNUN ÜZERİNE ÇOK YORUMLAR YAPMIŞLAR SİTEDE. BEN DE SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.
(HİÇBİR EKLEME YA DA ÇIKARMA YAPILMADAN SİTEMİZE EKLENMİŞTİR.İMLA VE DİLBİLGİSİ HATALARI ŞAHSIN KENDİSİNE AİTTİR)
ANNELERE, BABALARA, EŞLERE, ÇOCUKLARA VE KENDİ ÖZ HAKKIMIZA YAPILAN HAKSIZLIĞIN HAK ARAMA MEKTUBUDUR
Bizler Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Japonca, Çince gibi dil mezunları; umutsuz ortalama 30 yaş civarında abi, ablaya muhtaç evsiz yurtsuz veya evine ailesine bir parça ekmek götüremeyen, çocuğu kapı çalındığında kapıya koşarak hani baba …. hani bana …. Görmüş komşu çocuğunun elinde umutlu gözlerle bakarak hani baba…..yokluktan anlamaz anlamaz işsizliği bilmez ellerini açar hani baba der ..... Eşler bakar eli boş çıkagelmiş buruklaşır evde yiyecek yok bilmiyormusun der arkasını döner çeker gider. 70 lik Babalar – Anneler derler oğlum sen bize böyle bakasın diyemi büyüttük, besledik, yetiştirdik. Evladı onlar için üniversite mezunu büyük insandır. Bilmezler evlatlarına umutla bakan o gözler başlarını öne eğdirip daha da bataklığa sürükleyen o gözlerin mutsuz içi kan ağlayan üniversite dil mezunları olduğunu verilen sözlerin tutulmadığı, sanki bu vatanın evladı olmadığımızı,bizlere söz veren umutlandıran siyasilerin kendi yarışlarında olduklarını bizlerin dertleri ve sorunlarının unutulduğu artık bizlerin yüzlerine bakarak bizleri aldatmaya çalıştıklarını bilmezler.
Bilmezsiniz soyutlandığımızı bilmezsiniz.
Orta öğretim ikinci yabancı dil senaryosu yeşertilen umutlar gün geçtikçe yalnız değil bizlerin geleceğimiz olan kuşakların da geleceğini karartmıştır.Nasılmı? İşte böyle sayın başbakınım sizinde bir konuşmanızı hatırlatarak başlamak istiyorum. 29 aralık 2005 günkü konuşmalarınızı hatırlayın lütfen. 1999- 2000 li yılarda başlayan orta öğretimde ikinci dil zorunluluğu çalışmaları 2003-2005 yılları arasında hız kazanmış bir yayın programında çocuklar istemiyor diyen sayın M.E. Bakanın söleri ile eğitimde ne kadar etkin olduğunu ve çalışmalarında ne kadar isbetli olduğunu gösterir ölçüsünde ikinci yabancı dil uygulama çalışmalarını tamamen sona erdirmiştir. Zaten hazırlığı olan okullarda ikinci dilin zorunlu verildiğini eğitimle ilgilenen fertler tarafından kesinlikle bilinmektedir. (Orta öğretimin 4 yıla çıkması ile zaten liselerin hazırlığı olmuş anlamında nedenlerinin en önemlisi ise ikinci yabancı dilin zorunlu uygulanmasıdır.) Orta öğretimin 4 yıla çıktıktan sonra hazırlığı olan liselerde ikinci yabancı dil uygulaması yapılacak açıklaması yapıldı. Uygulama da Eğitim camiasını şok eden bu karar MEBe göre daha önceden hazırlığı kasıt etmiş olacak ki eski hazırlığı olan liselerde uygulandı. Orta öğretimin 4 yıla çıkmasına rağmen ikinci yabancı dil seçmeli olarak uygulnmıştır. Şaşırmayalım! Zorunlu uygulanan okullarda alan öğretmenleri olamdığından uygulanan ikinci dil zorunlu derslerine İngilizce öğretmenleri ek ders karşılığında girmektedir . Seçmeli olan okullarda ise öğrencilerin seçtiği ikinci dil derslerine girecek öğretmen olmadığından dersler ya seçmeler arasına konulmaz, seçilen dersler de okul yönetimi tarafından kabul edilmez. Buna rağmen MEB den yapılan bir açıklamaya göre yıllardır ataması olmayan bölümlerde 300-500 fazlalıkları olduğu dile getirilmiştir yıllarca ataması olmayan bölümlerde 2005 te 20- 30- 50 li öğretmen alımı neden yaptınız fazlanız vardıya . Norm kadrodan sayılan jokey (depo) yatarak maaş alan öğretmenleri mi bize dahil etti bilemiyorum ama anlaşılan hesap kalem karışmış ki insanların beyninde bir çok soru doğmuş. Sayın bakan sözleşmeli tartışmasın da gençlerimiz sokaklarda geziyor diyipte arkadan arkaya neden bizlere böyle oyunlu davrandığını bizler düşünüyoruz düşünüyoruz ki neden bize? Bu bölümlerden sınıf öğretmenlerini mi alan kadrosuna çekiyor. Yılarca önce sınıf öğretmeni atanan ağabeylerimiz, ablalarımız mı buda koca bir oyalama diyorum. Geçmezler geçmiş olsalar bile norm kadro daki iknci dil açığı tamamlanmaz, tamamlansa da hani sokaktaki işsiz öğretmen adayını kurtarıyordu. :) İşte böylece bizler gözükmeyen mağdurlarız mı diyeyim.Küreselleşen dünyanın gelişmiş ülkelerin de iki yabancı dil zorunlu biride seçmeli olmak üzere üç (3) dil öğretiliyor. Bu AB ile ilgili çalışmalarda çok iyi biliniyor anlatmayacağım.Dikkate alınmayan bizler yoksullukla, yoklukla mucadale ederek ünüversitelerin dil blümlerinde başarı ile mezun olduk. Hatta ben eski ismi ile Orta okuldan liseye aldığım almanca dersleri ile almanca öğretmenliğini kazandım.Al işte işin bir acı tarafı daha: Bir gün bir açıklama yapıldı 40 kredilik İngilizce sertifikası alan dil mezunları İngilizce öğretmeni olabilir dendi. İşte o zaman paranın gücü göründü gözüme aman ALLAH ım çünkü bu sertifikayı almak bakkaldan ekmek alır gibi para ile idi ver parayı al sertifikayı. Sertifika verilen ünüversitalere hiç gitmeden bir buçuk milyar ile iki milyar arasında para ödeniyordu. Parası olanlar parayı yatırdı sertifika veren ünüversitelerin hesabına. Dayı sırtı ile meb de aynı, denk zamanda vekil öğretmenlikte yaptılar. Vallahi bunlar hep ispatlı tek kalime bilmeden ilk alındığı yıl kadrolu sonrada sözleşmeli alarak öğretmen oldular. Bizler ise yalnızca nemli gözlerle baktık. Bir fiil 5 yıl eğitim alanımda dışarıdayım. Yazık çok yazık! Oldu bizlere…Şaşırmayalım lütfen: Turizm bakanlığına baktığımızda , İl Turizm Müdürlüklerine baktığımızda Turizmi denetleyen, destekleyen bu işlerde etkin çalışma yapabilen Yabancı Dil bölümlerinden mezun olmuş aktif durumda kaç elaman var. Ne konumda çalışırlar .Bu tür elamanların olmadığı turizm de bir haber olan kişilerle doldurulmuş bir kurum araştırmalar sonunda karşınıza çıkacaktır. Neden bizler bu kurumdan uzak tutuluyoruz.Yanlış anlaşılmasın bizler istekte bulunsak bile sizler bildiğinizi yaparsınız. Diğer bir açıdan baktığımızda torpille memur olanları çok iyi bilirsiniz.Ben biliyorum ispatlayabilirim.Bildigilerinize biz halkın bu konularda yeterince bilgisi olduğunu sunarım. Cumhur başkanlığı seçiminden sonra bu konuda gündem oluşturma çalışmaları olacaktır.Torpil değil bizlerin hakkı olan hakkını vermeniz, biz eğitimcilerin saf dileği ile gerçek üretime geçmeniz dileği ile çalışmalarınızda başarılar dilerim
KİM NEDERSE DESİN HALK DOĞRUYU BİLENDİR. BİZ HALKIZ HALK
Elt-World.com :"Bu kadar da olur mu" demekten başka birşey gelmiyor akla. Sen harıl harıl çalışıyorsun, Ankara'lara gidiyorsun, konaklaması; yemeği derken dünya kadar para harcıyorsun ama işte sonuçlar;
A düzeyinde olanlara 19.000.000 lira,B düzeyinde olanlara 11.000.000 lira,C düzeyinde olanlara 7.000.000 lira, ödenir. (Bu miktarlar sabittir) diyorlar....
Nevşehir'deki okulumuza müfettiş geldi. Görseniz "müfettiş" değil; bir padişah. Müdür el pençe bekliyor odasında. Herkes birbirini fırçalıyor o da gariban öğretmeni. Anlarsanız işte müdür psikolojisi. - "Sen bana böyle yaparsan ben de öğretmenimi azarlarım" - falan.
Nihayetinde unutulan tek bir şey var. Onlarda insan....
Evet arkadaşlar yorumlarınızı bekliyoruz...
Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı T.N. ile kadın personeli R.Y.’nin bilgisayarda cinsel içerikli sohbet ettiği iddiası ortalığı karıştırdı. Müdür Yardımcısı T.N. "Birileri benim bilgisayarıma girip, bize komplo kurmuş" derken T.N. ise "Adresim hacklenmişti. MSN kullanıyorum ama bu konuşmaları ben yapmadım" diye konuştu.SAMSUN’da, satın almadan sorumlu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı T.N. ile kadın personel R.Y. arasında bilgisayarda MSN üzerinden yapıldığı iddia edilen cinsel içerikli sohbetin dokümanları elden ele dolaşmaya başladı. Olay, basın kuruluşlarına gönderilen imzasız mektupla ortaya çıktı. Cinsel içerikli sohbetin dokümanları bazı kişilere de gönderildi. Bu sohbetten kısa sürede Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü personeli de haberdar oldu. Samsun Milli Eğitim camiasında şok etkisi yaratan cinsel içerikli sohbet hakkında açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli, "Bunların doğru olduğuna inanmak istemiyorum. Şayet doğru ise affedilir yanı yok. Gereği yapılacaktır" diye konuştu.
T.N., böyle bir olayın içinde asla olmadığını belirterek, "Bakanlığımızın bize verdiği mail adreslerinden başka özel adres kullanmam. Kullanmamız da yasak. Birileri benim bilgisayarıma girip, bize komplo kurmuş" dedi. R.Y. ise şunları söyledi: "Benim adresim hacklenmişti. MSN kullanıyorum ama bu konuşmaları. ben yapmadım."
T.N. ile kadın personeli R.Y. arasında geçtiği ileri sürülen görüşmelerde dikkat çekici ifadeler yer aldı. Henüz kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından dökümü alınan sohbetin bir kısmı şöyle:20 Haziran 2006Kadın:T. ben ev istiyorum ev, artık rahat edemiyom ya, bi babam geliyo, bi annem, bi abim...14 Eylül 2006:Erkek:Bugün çok seksisin, hem de çoooookKadın:Öyle miiiii?Erkek:Öyleeeee22 Eylül 2006:Kadın:Seviyorum lan seniErkek:Ben de seni kız, yerim seni kızKadın:YeeeeeBundan sonraki görüşmelerde ise erkek ve kadın, aralarındaki cinsel içerikli konuşmaların dozunu artırıyor.
Paylaşım arttıkça güzelleşir.
Tüm haberlere yorum ekleyebilirsiniz.
"Dosya Nasıl Gönderilir" Bölümünü okuduktan sonra dosya gönderebilirsiniz...
ELT-WORLD administration
Kayseri'de Atama Bekleyen Öğretmen Adayları, İlginç Bir Eylem Yaptı.
Türk Eğitim-Sen Kayseri Buşe Başkanlığı'nın organizasyonuyla Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan öğretmen adayları, ağızlarıyla yapay kuş tutarak, atamalarının yapılmasını istedi.
Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, eylem öncesi bir konuşmak yaparak, okullarda şiddetin sona erdirilmesi için genç öğretmen adaylarının kadroya alınması gerektiğini söyledi. Öztürk, "Türkiye'de 200 bin civarında eğitim çalışanı boş gezmekte. Bugün aramızda, beden eğitimi öğretmenleri, eğitim fakültesi, fen edebiyet fakültesi ve ilahiyat fakültesi mezunları bulunmakta. Okullarda şiddeti bitirmek istiyorsanız, lütfen bu gençleri kadroya alınız. Çünkü bu gençler bu ülkenin bir değeridir. Misyonerlik faaliyetlerinin bitmesini istiyorsanız, boş gezen ilahiyatçıları kadroya alınız" dedi. Ali İhsan Öztürk, yapılan eylemleri şov olarak nitelendirenleri de kınadıklarını sözlerine ekledi.
Memura ek zam tasarısı 31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu düzenlemede, gözden kaçan değişikliklerinden birisi ise Bakanlık İl Müdürlerine ilişkindir. 657 sayılı Kanunun önceki düzenlemesinde, İl Müdürlerinin çalıştıkları maaş ile emekli maaşları arasında farklılık bulunmaktaydı. Bundan en çok etkilenen ise İl milli eğitim müdürleriydi. Yapılan değişilikle il milli eğitim müdürlerine uygulanan ayrımcılık kalkmıştır.
Okullarımızın birçoğunda, özellikle taşra okullarında en büyük eksiklerden biri İngilizce Öğretmenleri... Ancak okullarımızda bu dersler boş geçmiyor. Azıcık İngilizce bilen öğretmenlerimiz büyük bir özveri ile bu dersleri dolduruyorlar. Bu ülkemiz öğretmeninin alkışlanacak bir görev anlayışıdır. Ancak bu öğretmenlerimizin İngilizce bilgilerininin yetersiz olması eğitimimizde var olan sorunlara bir sorun daha ekliyor. Herşeyin en kolay belleklere kazındığı 10-11 yaşlarında yanlış öğrenilen bir yabancı dilin daha sonraki yıllarda düzeltilmesi çok çok zordur. Eğer bu öğrenciler ilerideki yıllarda bir İngilizce öğretmenine sahip olma şansı yakalasalar bile, o yanlış söyleyişleri, o yanlış kuralları belleklerinden nasıl atacaklardır.
Yabancı dil eğitimini İlköğretimin 4. sınıfından başlaması çok olumlu bir karardı. Altyapı sorunları var gerekçesiyle bu uygulamadan asla vaz geçilmesin. Bu branşta yeterli öğretmen olmaması da ülkemizin gerçeklerinden biridir. Bunu da kabul ediyoruz. Bu derslerin boş geçmemesi için az İngilizce bilen öğretmenlerle doldurulmasından daha iyi bir çözüm olmadığınıda biliyoruz
ELT-WORLD.com
Öğretmenlerin köy yaşamına uyum sağlamada zorlanmaları yetkilileri harekete geçirdi. Geçen yıllarda soba yakarken hayatını kaybeden 2 öğretmenden yola çıkan YÖK, eğitim fakültelerinde köy stajına başladı. Öğretmen adayları köylere giderek oradaki hayata uyum sağlayacak, soba yakmayı öğrenecek.
YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme, eğitim fakültelerinin programlarının son yıllarda yenilendiğini hatırlatarak, bu yeniliklerden birinin de öğrencilere köy ve Yatılı İlköğretim Bölge Okulu stajı olduğunu belirtti.
Geçen yıllarda soba yakarken hayatını kaybeden iki öğretmeni de hatırlatan Eşme, "Bu öğretmenlerimiz hayatında hiç soba yakmamış. Bu sayede eğitim fakülteleri öğrencileri köy hayatını öğrenecek" dedi.
Aynı uygulama, Anadolu öğretmen liselerinde de yapılacak. Öğrenciler 15 gün süreyle köylere gidecek. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey, "Öğretmen adayı çocuğumuz köye gitsin, ağaç budasın, soba yaksın. Uyum sağlamayı öğrensin" dedi.
Asya Eğitim Forumu yıllık konferansına katılmak için Pekin’de bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, konferansı izleyen Türk gazetecilere verdiği demeçte, Çin’in sadece siyasi değil, ekonomik devlerden biri olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin bu ülkeyle eğitim alanında detaylı ilişkilere sahip olmadığı değerlendirmesini yaptı.
Do not call anybody!!! Try avoiding those trying to mulct us....
Öğrenci kılık kıyafetlerine ilişkin 2006-23 sayılı genelge il valiliklerine gönderildi. Genelgeye göre öğrenci kılık kıyafetlerinin ekonomik, sade, öğrenciye yakışan ve pedagojik esaslara uygun olması, çok önemli bir gerekçe olmadıkça değişikliğe gidilmemesi, okul arma ve işaretlerinin ayrıca temin edilebilmesi, gerekli olmadıkça isim, amblem ve rozetlerde değişikliğe gidilmemesi ve eğer değiştirilecekse bir önceki öğretim yılının mayıs ayının ilk haftasında, bir sonraki kılık ve kıyafet biçiminin ilan edilmesi gerekmektedir. Detaylar için başlığa tıklayın.
Paylaşımcı ruhu içlerinde yaşayan arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürler....
Paylaşım arttıkça güzeldir.
En son eklenenler:
Teşekkür; Marmara Üniversitesi son sınıf öğrencisi Volkan arkadaşımızı paylaşımcı ruhundan dolayı kutluyor ve yönetici listesine adını yazıyoruz... Teşekkürler Volkan....
Yeni ve Yaratıcı Dil Öğretim ve Öğrenim Uygulamaları İçin AVRUPA DİL ÖDÜLÜ (ADÖ)
1999 yılından bu yana Avrupa’da yeni, yaratıcı ve başarılı dil öğretme ve öğrenme uygulamalarına verilen Avrupa Dil Ödülü’nün amacı, dil eğitim ve öğretimi alanındaki en yeni ve uygulamada performansı en yüksek yaklaşımları, yöntemleri ve teknikleri teşvik etmek ve Avrupa genelinde yaygınlaştırmaktır. Dil eğitimi ve öğretimi ile ilgilenen her kategori ve türdeki kurum ve kuruluş ADÖ’ne başvurabilir. Ülkemizde ADÖ etkinliği Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Ulusal Ajans) tarafından yürütülmektedir.
Elt-World Forum Test Yayınına Başladı. Hem giriş sayfasından hem de sağ bölümdeki linkten girebilirsiniz. Şuan sadece bir kaç konu açık ve sizler burada istediğiniz gibi konu açabilirsiniz. Bu aşamada forumu yönlendirecek moderatörler ve adminler görevlendirilecektir.
Forum sohbet amaçlıdır. Dosya arşivi zaten sitemizde mevcuttur. Tabi yine de isterseniz dosya da gönderebilirsiniz. Bu aşamada gönüllü arkadaşlarımın basarserkan@gmail.com adresine mail atmaları yeterlidir. Forum için ayrıyetten üye olmak mecburidir. Saygılarımızla...
2006-2 Öğretmenlik Başvuru ve Atama Kılavuz Taslağı yayınlandı. Başvurular, 07-18 Ağustos 2006 tarihleri arasında yapılacak olup toplam 10.000 öğretmen atanacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından "2006-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuz Taslağı" hazırlanmıştır. 2006-2 atamasıyla toplam 10.000 kadroya öğretmen ataması yapılacak."2006-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuz Taslağı" için tıklayınız...
Haberi Gönderen Arkadaşımıza Teşekkür Ediyoruz...
Doç. Dr. İbrahim Özdemir, Milliyet gazetesinin asılsız iddialarına cevap verdi.Uluslararası çapta düzenlenen pek çok akademik toplantılarda ilmi tebliğler sunan, pek çok makale ve kitaplara imza atan Doç. Dr. İbrahim Özdemir, 5 Temmuz 2006 tarihli Milliyet Gazetesinin asılsız ve çarpıtma iddialarına hedef oldu.Doç. Özdemir, kendi aleyhinde öne sürülen tüm iddiaları şu basın açıklamasıyla şöyle cevapladı:
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2007 yılında tahsis edilen kadro ve sözleşmeli öğretmenlerle birlikte 20 bini Şubatta 20 bini de Ağustosta olmak üzere toplam 40 bin öğretmen ataması yapılacağını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik:"Yeni bütçe yasası gereği 2006 yılında emekliye ayrılan öğretmen sayısının yarısı kadarını hiç izin almadan atayacağız. Bunun sayısını belirledikten sonra net olarak açıklayacağız. Bu yıl genel olarak 23 bin yeni kadro kullanılmına izin veriliyor. 23 bin kadrodan yaklaşık 11 bini Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edilecek. Öğretmen atamalarını da Şubat ve Ağustos ayları olmak üzere iki ayrı dönemde gerçekleştireceğiz. Sözleşmeli öğretmenlerinde kadro alımı için çalışmamız var. Atama döneminde başvuran sözleşmeli öğretmenler sıralamaya girip hiç bir şeye tâbî tutulmadan puanları tutması halinde kadroya geçebilecekler. Eğer puanları tutmazsa sözleşmeli olarak devam edecekler.Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu yıl atama yapacakları öğretmen kadrosunun 40 bine ulaşacağını ve Şubat ayında 10 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını bildirdi.
ELT-WORLD.com Yorumu: Sözleşmeli olayının arkasında neler olacak çok merak ediyoruz. Elbette kimsenin açıkta kalmasını istemiyoruz yalnız herkesin bir yerlere hakkıyla gelmesini istiyoruz. Hükümet kadrolaşma yolunda iyi ilerliyor ve bunun sonunda Milli Eğitim camiasının nasıl bir halde olacağını merak ediyoruz...
MEB'de CHAT Yasağı Getiren Genelge
Hafta sonunda yazılı basında Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere chat yasağı getirdiğine dair haberler yer aldı. Bu haberlerin dayanağı, Bakan Çelik tarafından yayımlanan 2006/37 sayılı genelgedir. Genelgenin 3. bölümünde iş veriminin düşmesine ve diğer bazı olumsuzluklara yol açtığı kanaati edinildiği gerekçesiyle, mesajlaşma programlarının, mesai saatleri içinde hiçbir yönetici, öğretmen, personel tarafından resmi işler dışında kullanılmamaması istenilmiştir.Genelgenin tamamı için devamı linkine tıklayınız...
40+40 zammını içeren 5473 sayılı Kanunun 31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanundaki hükme göre, düzenlemeden yararlanacak personele 15 Nisan 2006 tarihi itibariyle 180 YTL (160+20 YTL) ödenecektir. Ancak, çok çeşitli statülerde kamu personeli çalışmakta olup, kimlerin bu zammı almayacağına ilişkin hazırladığımız dosyayı görmek için başlığa tıklayınız.
http:www.kkk.tsk.mil.tr adresinden öğrenebilirsiniz. Yalnız site biraz geç açılıyor ve beklemek gerekiyor. Bir kaç arkadaşımızdane öğrendiğimiz kadarıyla enteresan sonuçlar gerçekleşmiş. Kimi Burdur'a; Manisaya'ya yedek subay öğretmen olarak giderken; kimi İstanbul Levazım .... Komutanlığına Asteğmen olarak gidiyor.
Sınav olayının hikaye olduğunu anlamış durumdayız. Yok ilköğretimmiş ortaöğretimmiş KPDS imiş ; bunlar da hikaye. Adamlar kafalarına göre alıyorlar. Bakıyolar adına "hmm ; bu adamın adı mahmut:)) bu ypsa yapsa öğretmenlik yapar" deyip gönderiyorlar ıspartaya, manisaya burdur'a
Neyse hayırlısı artık; Ne yapacaz şimdi oralarda; Telefon yok; internet yok; yok ta yok... Bir tek yüzlerce erkek :) ... Kolay gelsin dostlar...
Devlet okulunda birşey yapılmaz demeyin. Bakınız ben bu sınıfı 4 ayda tamamen öğrencilerden topladığım 1 ytl yada 50 kuruşlarla yaptım. Çok mükemmel markalı bir sitem değil ama yetiyor. Soldaki fotoğrafta gördüğünüz sınfta işte böyle eri posterleri çerçeveletip astım. Tepegöz ; printer gibi şeyler var. Duvarları süsledim. Tepegözü bağış aldık. Printer 55 YTL Posterleri Flash Cardlarla birlikte 145 YTL'ye aldım. Çerçeveletme işi ise iş eğitimi dersinde öğrencilere yaptırıldı:)