6 milyon taraftarSaid Nursi'yi öven yazıların yer aldığı kitabın girişinde şöyle deniliyor:"Said Nursi, İslam dünyasının Batı dünyası ve Hıristiyanlıkla beraber şiddet karşıtı ve yapıcı bir birlikteliğinin güçlü bir savunucusudur. Said Nursi'nin başta Türkiye'de olmak üzere 6 milyon taraftarı vardır. Fakat ABD ve Avrupa onun önemli çalışmalarından henüz haberdar değildir. Bu kitap bu boşluğu düzeltmeye çalışmaktadır."Milliyet'in sorularını yanıtlayan Özdemir, "Said Nursi üzerine yazılan makaleleri derleyerek kitabın editörlüğünü yaptığını" söyledi. Özdemir, "Benim haberim olmadan yazmışlar. Yayınevi bir işgüzarlık yapmış, hemen düzelttim. Sonraki baskılarda bu ifade yer almıyor" dedi.MEB'deyken yayımladıÖzdemir, kitabı 2003'te hazırladıklarını, yayımlanmasının 2005'i bulduğunu söyledi. Özdemir'in kitabı hazırladığını söylediği tarih, MEB Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı olduğu döneme rastlıyor.Said Nursi kitabı, Özdemir'in kendi adıyla kurduğu internet sitesindeki eserleri arasında gösterilmiyor."Tespitlerim doğru"Özdemir, makalesiyle ilgili sorular üzerine Milliyet'e şunları söyledi:"Ben diyorum ki, Müslümanlar bir demokrasi kültürü geliştirecekse kendi kutsal metinlerini yeniden yorumlamalıdır. Ben oradaki tespitlerimin doğru olduğuna inanıyorum. Sekülerizmi de, bizim buradaki laiklik anlamında söylemiyorum. Benim makalelerimde sivil bir espri var. Tepeden alınan kararlarla bir yere varmak mümkün değil."Özdemir'in ilginç görüşleriÖzdemir'in internet sitesinde yayımladığı, "Demokratik Eğitimi İçselleştirmek" başlıklı makalesi de tartışılacak görüşler içeriyor. Makalede bazı bölümler şöyle:
Milliyet Haber
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.
Powered by AkoComment 2.0!
"Bir ülkede yalakalığın getirisi dürüstlüğün getirisinden fazla ise o ülke batar..."
Üye olduğunuz takdirde tüm yenilikler anında mail adresinize gelecektir. Elt-World.com
Memura ek zam tasarısı 31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu düzenlemede, gözden kaçan değişikliklerinden birisi ise Bakanlık İl Müdürlerine ilişkindir. 657 sayılı Kanunun önceki düzenlemesinde, İl Müdürlerinin çalıştıkları maaş ile emekli maaşları arasında farklılık bulunmaktaydı. Bundan en çok etkilenen ise İl milli eğitim müdürleriydi. Yapılan değişilikle il milli eğitim müdürlerine uygulanan ayrımcılık kalkmıştır.
2006-2 Öğretmenlik Başvuru ve Atama Kılavuz Taslağı yayınlandı. Başvurular, 07-18 Ağustos 2006 tarihleri arasında yapılacak olup toplam 10.000 öğretmen atanacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından "2006-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuz Taslağı" hazırlanmıştır. 2006-2 atamasıyla toplam 10.000 kadroya öğretmen ataması yapılacak."2006-2 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuz Taslağı" için tıklayınız...
Ancak, bu atamalar da öğretmen açığını kapatmayacak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 554 bin 680 öğretmen ve yöneticinin görev yaptığını belirterek, bakanlığın 166 bin öğretmene ihtiyacı olduğunu açıklamıştı. Bu açıklama üzerine 30 bin öğretmen alındı, 20 bin öğretmen ise emekli oldu. Eğitim-Sen'in araştırmasına göre öğretmen açığı 200 bin, Anadolu Eğitim-Sen'e göre de 180 bin. Milli Eğitim Bakanlığı, ağustos ayı içinde atamayı planladığı 10 bin öğretmenin branşlara dağılımını da belirledi. Sınıf öğretmenliğine 2 bin öğretmenin ataması planlanırken, Türkçe öğretmenliğine bin 600 kadro tahsis edildi. İngilizce öğretmenliği için bin 450 kişilik kadro verilirken, ilköğretim Matematik ile Bilgisayar branşında da 800'er öğretmen ataması yapılacak. Okullarda şiddetin artması ve rehber öğretmen ihtiyacının yaklaşık 9 bin olmasına rağmen, bu branşta sadece 200 kişilik atama yapılacak. Ağustos ayındaki öğretmen ataması, ÖSYM'nin 1-2 Temmuz 2006'da yapacağı KPSS'den alınacak puanlara göre gerçekleştirilecek.
Okullarımızın birçoğunda, özellikle taşra okullarında en büyük eksiklerden biri İngilizce Öğretmenleri... Ancak okullarımızda bu dersler boş geçmiyor. Azıcık İngilizce bilen öğretmenlerimiz büyük bir özveri ile bu dersleri dolduruyorlar. Bu ülkemiz öğretmeninin alkışlanacak bir görev anlayışıdır. Ancak bu öğretmenlerimizin İngilizce bilgilerininin yetersiz olması eğitimimizde var olan sorunlara bir sorun daha ekliyor. Herşeyin en kolay belleklere kazındığı 10-11 yaşlarında yanlış öğrenilen bir yabancı dilin daha sonraki yıllarda düzeltilmesi çok çok zordur. Eğer bu öğrenciler ilerideki yıllarda bir İngilizce öğretmenine sahip olma şansı yakalasalar bile, o yanlış söyleyişleri, o yanlış kuralları belleklerinden nasıl atacaklardır.
Yabancı dil eğitimini İlköğretimin 4. sınıfından başlaması çok olumlu bir karardı. Altyapı sorunları var gerekçesiyle bu uygulamadan asla vaz geçilmesin. Bu branşta yeterli öğretmen olmaması da ülkemizin gerçeklerinden biridir. Bunu da kabul ediyoruz. Bu derslerin boş geçmemesi için az İngilizce bilen öğretmenlerle doldurulmasından daha iyi bir çözüm olmadığınıda biliyoruz
Paylaşımcı ruhu içlerinde yaşayan arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürler....
Paylaşım arttıkça güzeldir.
En son eklenenler:
Teşekkür; Marmara Üniversitesi son sınıf öğrencisi Volkan arkadaşımızı paylaşımcı ruhundan dolayı kutluyor ve yönetici listesine adını yazıyoruz... Teşekkürler Volkan....
TBMM Genel Kurulu, yoğun bir hafta geçirecek. 10 Ekim Salı günü saat 14.00’de toplanacak Genel Kurulda, öncelikle CHP’nin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.
Önergede, OKS sınavının yerleştirme boyutuyla ”tam bir skandala” neden olduğu, Anadolu ve Fen liseleri ile diğer Anadolu liselerinin yüzde 17.6’lık boş kapasiteyle eğitim-öğretime başladığı belirtildi. Çelik’in, Talim ve Terbiye Kurulunda 167 uzmanı görevden uzaklaştırdığı, bu uzmanların ise hemen hemen tümünün yargı kararıyla göreve iade edildiği ifade edilen önergede, ”Çelik ile Cumhuriyet okullarına küfür, argo, hakaret, antilaik söylem ve eylem içerikli yayınlar girmiştir” ifadesine yer veriliyor. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİGensoru görüşmelerinin ardından Anayasada, milletvekili seçilme yaşının 30’dan 25’e indirilmesine ilişkin değişiklik teklifi görüşülecek ve ilk tur oylama yapılacak. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından maddelerine geçilmesi oylanacak, daha sonra yürütme ve yürürlükle birlikte 3 madde gizli oya sunulacak.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, liseyi bitirmiş öğrencilerin İngilizce olarak beş cümleyi yan yana sıralayamadığını söyleyerek 'Yıllarca o kadar uğraştık, yine de bu dili öğretemedik' dedi
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye'de yabancı dil eğitiminin bir türlü tam olarak başarıya ulaşamadığından yakınarak, bunun için hazırlanan yeni müfredatın ve kullanılacak yöntemlerin meyvesinin, ancak sekiz yıl sonra alınabileceğini söyledi. Çelik, "O kadar uğraştık, yine de bu dili öğretemedik" dedi. Gaziantep'te pek çok okul yaptıran Sanko Holding, MEB'e ilköğretim okullarında kullanılmak üzere Dyned İnteraktif Dil Öğretimi Programı bağışladı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, Dyned Türkiye Temsilcisi Mehmet Bayraktaroğlu ve bakan Çelik dün programın protokolünü imzaladı.
Kayseri'de Atama Bekleyen Öğretmen Adayları, İlginç Bir Eylem Yaptı.
Türk Eğitim-Sen Kayseri Buşe Başkanlığı'nın organizasyonuyla Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan öğretmen adayları, ağızlarıyla yapay kuş tutarak, atamalarının yapılmasını istedi.
Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, eylem öncesi bir konuşmak yaparak, okullarda şiddetin sona erdirilmesi için genç öğretmen adaylarının kadroya alınması gerektiğini söyledi. Öztürk, "Türkiye'de 200 bin civarında eğitim çalışanı boş gezmekte. Bugün aramızda, beden eğitimi öğretmenleri, eğitim fakültesi, fen edebiyet fakültesi ve ilahiyat fakültesi mezunları bulunmakta. Okullarda şiddeti bitirmek istiyorsanız, lütfen bu gençleri kadroya alınız. Çünkü bu gençler bu ülkenin bir değeridir. Misyonerlik faaliyetlerinin bitmesini istiyorsanız, boş gezen ilahiyatçıları kadroya alınız" dedi. Ali İhsan Öztürk, yapılan eylemleri şov olarak nitelendirenleri de kınadıklarını sözlerine ekledi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2007 yılında tahsis edilen kadro ve sözleşmeli öğretmenlerle birlikte 20 bini Şubatta 20 bini de Ağustosta olmak üzere toplam 40 bin öğretmen ataması yapılacağını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik:"Yeni bütçe yasası gereği 2006 yılında emekliye ayrılan öğretmen sayısının yarısı kadarını hiç izin almadan atayacağız. Bunun sayısını belirledikten sonra net olarak açıklayacağız. Bu yıl genel olarak 23 bin yeni kadro kullanılmına izin veriliyor. 23 bin kadrodan yaklaşık 11 bini Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edilecek. Öğretmen atamalarını da Şubat ve Ağustos ayları olmak üzere iki ayrı dönemde gerçekleştireceğiz. Sözleşmeli öğretmenlerinde kadro alımı için çalışmamız var. Atama döneminde başvuran sözleşmeli öğretmenler sıralamaya girip hiç bir şeye tâbî tutulmadan puanları tutması halinde kadroya geçebilecekler. Eğer puanları tutmazsa sözleşmeli olarak devam edecekler.Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu yıl atama yapacakları öğretmen kadrosunun 40 bine ulaşacağını ve Şubat ayında 10 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını bildirdi.
ELT-WORLD.com Yorumu: Sözleşmeli olayının arkasında neler olacak çok merak ediyoruz. Elbette kimsenin açıkta kalmasını istemiyoruz yalnız herkesin bir yerlere hakkıyla gelmesini istiyoruz. Hükümet kadrolaşma yolunda iyi ilerliyor ve bunun sonunda Milli Eğitim camiasının nasıl bir halde olacağını merak ediyoruz...
40+40 zammını içeren 5473 sayılı Kanunun 31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanundaki hükme göre, düzenlemeden yararlanacak personele 15 Nisan 2006 tarihi itibariyle 180 YTL (160+20 YTL) ödenecektir. Ancak, çok çeşitli statülerde kamu personeli çalışmakta olup, kimlerin bu zammı almayacağına ilişkin hazırladığımız dosyayı görmek için başlığa tıklayınız.
Memleketi Van'da 3 gündür gezi ve incelemelerini sürdüren Bakan Çelik, bugün kendisinin de kaldığı İskele Öğretmenevi'nde basın toplantısı düzenledi. Bakan Çelik, basın toplantısı sonrası odasına çıkmak üzere hareketlendiği sırada, öğretmen olarak atanmak isteyen 6 üniversite mezunu gencin tepkisiylle karşılaştı.
Yabancı Dil mi, yabancı dille eğitim mi?İNSAN en umutsuz, en karanlık gününde birden ışığı görünce nasıl olur, düşünsenize...Pırıl pırıl bir aydınlık, ışığın şavkı gözünüze, gönlünüze düşer, ferahlarsınız.Diyeceksiniz ne kadar sürer bu?Sürdüğü kadar, yeter.***GEÇEN hafta, İstek Vakfı Kaşgarlı Mahmut Lisesi öğrencileriyle konuşurken, bu duyguyu yaşadık.Bağımsızlık diyorsunuz, yabancılara toprak satışı diyorsunuz, ulusal birlik ve ulus devlet diyorsunuz, kimlerin, onların ne kadar gerisinde kaldıklarını görüyorsunuz.Kaşgarlı Mahmut devlet adamıdır, kumandandır ve "Divanü Lügati't-Türk"ün yazarıdır. Eser, Türk dilinin ilk sözlük ve dil bilgisi kitabıdır.***
Devlet okulunda birşey yapılmaz demeyin. Bakınız ben bu sınıfı 4 ayda tamamen öğrencilerden topladığım 1 ytl yada 50 kuruşlarla yaptım. Çok mükemmel markalı bir sitem değil ama yetiyor. Soldaki fotoğrafta gördüğünüz sınfta işte böyle eri posterleri çerçeveletip astım. Tepegöz ; printer gibi şeyler var. Duvarları süsledim. Tepegözü bağış aldık. Printer 55 YTL Posterleri Flash Cardlarla birlikte 145 YTL'ye aldım. Çerçeveletme işi ise iş eğitimi dersinde öğrencilere yaptırıldı:)
MEB, 3 bin 500 İngilizce ve bilgisayar öğreticisi alacak
Milli Eğitim Bakanlığı bu öğretim yılında 3500 kısmi zamanlı İngilizce ve bilgisayar öğreticisi istihdam edecek.Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi.Karara göre, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarının İngilizce ve bilgisayar öğretmeni ihtiyacının karşılanması amacıyla bir öğretim yılında 10 ayı geçmemek üzere İngilizce dil öğreticisi ve bilgisayar öğreticisi olarak kısmi zamanlı geçici personel çalıştırılabilecek.
(Haberi gönderen Adem arkadaşımıza teşekkürler) Elt-World.com...
5538 sayılı torba kanun ile düzenlenen hususlardan birisi de "öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi, uzman, çevirici ve eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına" yaılacak atama şekline ilişkindi. Kanun tasarısının ilk halinde sadece merkezi sınav öngörülmüşken, daha sonra Anayasa'ya aykırı olabileceği gerekçesiyle merkezi sınava ek olarak yükseköğretim kurumlarının da sınav yapması kararlaştırılmıştır
Film için hazırlanan 25 saniyelik fragman da ABD'de seyirciyle buluşmaya başladı. Fragmanda “Amerikan tarihinin en büyük kahramanı” diye sunulan Homer Simpson, iç çamaşırlarıyla seyirci karşısına çıkıyor ve “Ne söylemem gerektiğini unuttum” diyor.
Yapımını 20th Century Fox şirketinin üstlendiği filmde Homer Simpson'ı Dan Castellaneta, Bart Simpson'ı Nancy Cartwright, anne Marge Simpson'ı Julie Kavner, evin kızı Lisa Simpson'ı Yeardley Smith seslendirecek.
Öğretmenlerin köy yaşamına uyum sağlamada zorlanmaları yetkilileri harekete geçirdi. Geçen yıllarda soba yakarken hayatını kaybeden 2 öğretmenden yola çıkan YÖK, eğitim fakültelerinde köy stajına başladı. Öğretmen adayları köylere giderek oradaki hayata uyum sağlayacak, soba yakmayı öğrenecek.
YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme, eğitim fakültelerinin programlarının son yıllarda yenilendiğini hatırlatarak, bu yeniliklerden birinin de öğrencilere köy ve Yatılı İlköğretim Bölge Okulu stajı olduğunu belirtti.
Geçen yıllarda soba yakarken hayatını kaybeden iki öğretmeni de hatırlatan Eşme, "Bu öğretmenlerimiz hayatında hiç soba yakmamış. Bu sayede eğitim fakülteleri öğrencileri köy hayatını öğrenecek" dedi.
Aynı uygulama, Anadolu öğretmen liselerinde de yapılacak. Öğrenciler 15 gün süreyle köylere gidecek. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Ömer Balıbey, "Öğretmen adayı çocuğumuz köye gitsin, ağaç budasın, soba yaksın. Uyum sağlamayı öğrensin" dedi.
Şu aralar ciddi bir tercüme yoğunluğu var. Özellikle AB tarafından kabul edilen projelerin çevirilerinin yapılması lazım. Ve ciddi sıkışmış durumdayız büro olarak . O yüzden tercümanlara ihtiyaç vardır. Bu konuda çeviri yapabilecek arkadaşlar lütfen info@elt-world.com yada basarserkan@gmail.com adreslerine mail atsınlar. Sevgiler Saygılar...
ŞİDDET: Bu yıl Ocak ayından itibaren okullarda meydana gelen olaylarda 5 öğrenci yaşamını yitirirken, 60’tan fazla öğrenci yaralandı.
Ancak, Kurban Bayramı ve kar tatilleri nedeniyle okulların bir ay boyunca kapalı kaldığı da göz önüne alındığında olayların çok ciddi boyutlara ulaştığı görülüyor. Olaylarda, şiddetin artık ilköğretim öğrencileri arasında da giderek yaygınlaşmaya başlaması endişe veriyor.
Öğrenci kılık kıyafetlerine ilişkin 2006-23 sayılı genelge il valiliklerine gönderildi. Genelgeye göre öğrenci kılık kıyafetlerinin ekonomik, sade, öğrenciye yakışan ve pedagojik esaslara uygun olması, çok önemli bir gerekçe olmadıkça değişikliğe gidilmemesi, okul arma ve işaretlerinin ayrıca temin edilebilmesi, gerekli olmadıkça isim, amblem ve rozetlerde değişikliğe gidilmemesi ve eğer değiştirilecekse bir önceki öğretim yılının mayıs ayının ilk haftasında, bir sonraki kılık ve kıyafet biçiminin ilan edilmesi gerekmektedir. Detaylar için başlığa tıklayın.
MEMURLAR.NET ADRESİNDE DİLCİ BİR KARDEŞİMİZ MEKTUP YAZMIŞ. BUNUN ÜZERİNE ÇOK YORUMLAR YAPMIŞLAR SİTEDE. BEN DE SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.
(HİÇBİR EKLEME YA DA ÇIKARMA YAPILMADAN SİTEMİZE EKLENMİŞTİR.İMLA VE DİLBİLGİSİ HATALARI ŞAHSIN KENDİSİNE AİTTİR)
ANNELERE, BABALARA, EŞLERE, ÇOCUKLARA VE KENDİ ÖZ HAKKIMIZA YAPILAN HAKSIZLIĞIN HAK ARAMA MEKTUBUDUR
Bizler Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Japonca, Çince gibi dil mezunları; umutsuz ortalama 30 yaş civarında abi, ablaya muhtaç evsiz yurtsuz veya evine ailesine bir parça ekmek götüremeyen, çocuğu kapı çalındığında kapıya koşarak hani baba …. hani bana …. Görmüş komşu çocuğunun elinde umutlu gözlerle bakarak hani baba…..yokluktan anlamaz anlamaz işsizliği bilmez ellerini açar hani baba der ..... Eşler bakar eli boş çıkagelmiş buruklaşır evde yiyecek yok bilmiyormusun der arkasını döner çeker gider. 70 lik Babalar – Anneler derler oğlum sen bize böyle bakasın diyemi büyüttük, besledik, yetiştirdik. Evladı onlar için üniversite mezunu büyük insandır. Bilmezler evlatlarına umutla bakan o gözler başlarını öne eğdirip daha da bataklığa sürükleyen o gözlerin mutsuz içi kan ağlayan üniversite dil mezunları olduğunu verilen sözlerin tutulmadığı, sanki bu vatanın evladı olmadığımızı,bizlere söz veren umutlandıran siyasilerin kendi yarışlarında olduklarını bizlerin dertleri ve sorunlarının unutulduğu artık bizlerin yüzlerine bakarak bizleri aldatmaya çalıştıklarını bilmezler.
Bilmezsiniz soyutlandığımızı bilmezsiniz.
Orta öğretim ikinci yabancı dil senaryosu yeşertilen umutlar gün geçtikçe yalnız değil bizlerin geleceğimiz olan kuşakların da geleceğini karartmıştır.Nasılmı? İşte böyle sayın başbakınım sizinde bir konuşmanızı hatırlatarak başlamak istiyorum. 29 aralık 2005 günkü konuşmalarınızı hatırlayın lütfen. 1999- 2000 li yılarda başlayan orta öğretimde ikinci dil zorunluluğu çalışmaları 2003-2005 yılları arasında hız kazanmış bir yayın programında çocuklar istemiyor diyen sayın M.E. Bakanın söleri ile eğitimde ne kadar etkin olduğunu ve çalışmalarında ne kadar isbetli olduğunu gösterir ölçüsünde ikinci yabancı dil uygulama çalışmalarını tamamen sona erdirmiştir. Zaten hazırlığı olan okullarda ikinci dilin zorunlu verildiğini eğitimle ilgilenen fertler tarafından kesinlikle bilinmektedir. (Orta öğretimin 4 yıla çıkması ile zaten liselerin hazırlığı olmuş anlamında nedenlerinin en önemlisi ise ikinci yabancı dilin zorunlu uygulanmasıdır.) Orta öğretimin 4 yıla çıktıktan sonra hazırlığı olan liselerde ikinci yabancı dil uygulaması yapılacak açıklaması yapıldı. Uygulama da Eğitim camiasını şok eden bu karar MEBe göre daha önceden hazırlığı kasıt etmiş olacak ki eski hazırlığı olan liselerde uygulandı. Orta öğretimin 4 yıla çıkmasına rağmen ikinci yabancı dil seçmeli olarak uygulnmıştır. Şaşırmayalım! Zorunlu uygulanan okullarda alan öğretmenleri olamdığından uygulanan ikinci dil zorunlu derslerine İngilizce öğretmenleri ek ders karşılığında girmektedir . Seçmeli olan okullarda ise öğrencilerin seçtiği ikinci dil derslerine girecek öğretmen olmadığından dersler ya seçmeler arasına konulmaz, seçilen dersler de okul yönetimi tarafından kabul edilmez. Buna rağmen MEB den yapılan bir açıklamaya göre yıllardır ataması olmayan bölümlerde 300-500 fazlalıkları olduğu dile getirilmiştir yıllarca ataması olmayan bölümlerde 2005 te 20- 30- 50 li öğretmen alımı neden yaptınız fazlanız vardıya . Norm kadrodan sayılan jokey (depo) yatarak maaş alan öğretmenleri mi bize dahil etti bilemiyorum ama anlaşılan hesap kalem karışmış ki insanların beyninde bir çok soru doğmuş. Sayın bakan sözleşmeli tartışmasın da gençlerimiz sokaklarda geziyor diyipte arkadan arkaya neden bizlere böyle oyunlu davrandığını bizler düşünüyoruz düşünüyoruz ki neden bize? Bu bölümlerden sınıf öğretmenlerini mi alan kadrosuna çekiyor. Yılarca önce sınıf öğretmeni atanan ağabeylerimiz, ablalarımız mı buda koca bir oyalama diyorum. Geçmezler geçmiş olsalar bile norm kadro daki iknci dil açığı tamamlanmaz, tamamlansa da hani sokaktaki işsiz öğretmen adayını kurtarıyordu. :) İşte böylece bizler gözükmeyen mağdurlarız mı diyeyim.Küreselleşen dünyanın gelişmiş ülkelerin de iki yabancı dil zorunlu biride seçmeli olmak üzere üç (3) dil öğretiliyor. Bu AB ile ilgili çalışmalarda çok iyi biliniyor anlatmayacağım.Dikkate alınmayan bizler yoksullukla, yoklukla mucadale ederek ünüversitelerin dil blümlerinde başarı ile mezun olduk. Hatta ben eski ismi ile Orta okuldan liseye aldığım almanca dersleri ile almanca öğretmenliğini kazandım.Al işte işin bir acı tarafı daha: Bir gün bir açıklama yapıldı 40 kredilik İngilizce sertifikası alan dil mezunları İngilizce öğretmeni olabilir dendi. İşte o zaman paranın gücü göründü gözüme aman ALLAH ım çünkü bu sertifikayı almak bakkaldan ekmek alır gibi para ile idi ver parayı al sertifikayı. Sertifika verilen ünüversitalere hiç gitmeden bir buçuk milyar ile iki milyar arasında para ödeniyordu. Parası olanlar parayı yatırdı sertifika veren ünüversitelerin hesabına. Dayı sırtı ile meb de aynı, denk zamanda vekil öğretmenlikte yaptılar. Vallahi bunlar hep ispatlı tek kalime bilmeden ilk alındığı yıl kadrolu sonrada sözleşmeli alarak öğretmen oldular. Bizler ise yalnızca nemli gözlerle baktık. Bir fiil 5 yıl eğitim alanımda dışarıdayım. Yazık çok yazık! Oldu bizlere…Şaşırmayalım lütfen: Turizm bakanlığına baktığımızda , İl Turizm Müdürlüklerine baktığımızda Turizmi denetleyen, destekleyen bu işlerde etkin çalışma yapabilen Yabancı Dil bölümlerinden mezun olmuş aktif durumda kaç elaman var. Ne konumda çalışırlar .Bu tür elamanların olmadığı turizm de bir haber olan kişilerle doldurulmuş bir kurum araştırmalar sonunda karşınıza çıkacaktır. Neden bizler bu kurumdan uzak tutuluyoruz.Yanlış anlaşılmasın bizler istekte bulunsak bile sizler bildiğinizi yaparsınız. Diğer bir açıdan baktığımızda torpille memur olanları çok iyi bilirsiniz.Ben biliyorum ispatlayabilirim.Bildigilerinize biz halkın bu konularda yeterince bilgisi olduğunu sunarım. Cumhur başkanlığı seçiminden sonra bu konuda gündem oluşturma çalışmaları olacaktır.Torpil değil bizlerin hakkı olan hakkını vermeniz, biz eğitimcilerin saf dileği ile gerçek üretime geçmeniz dileği ile çalışmalarınızda başarılar dilerim
KİM NEDERSE DESİN HALK DOĞRUYU BİLENDİR. BİZ HALKIZ HALK
Tüm ELT Camiası başta olmak üzere tüm inananların mübarek Ramazan Bayramlarını tebrik ediyor,sağlık,mutluluk ve başarı diliyorum.
ELT-World Administration
Asya Eğitim Forumu yıllık konferansına katılmak için Pekin’de bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, konferansı izleyen Türk gazetecilere verdiği demeçte, Çin’in sadece siyasi değil, ekonomik devlerden biri olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin bu ülkeyle eğitim alanında detaylı ilişkilere sahip olmadığı değerlendirmesini yaptı.
Elt-World.com :"Bu kadar da olur mu" demekten başka birşey gelmiyor akla. Sen harıl harıl çalışıyorsun, Ankara'lara gidiyorsun, konaklaması; yemeği derken dünya kadar para harcıyorsun ama işte sonuçlar;
A düzeyinde olanlara 19.000.000 lira,B düzeyinde olanlara 11.000.000 lira,C düzeyinde olanlara 7.000.000 lira, ödenir. (Bu miktarlar sabittir) diyorlar....
Nevşehir'deki okulumuza müfettiş geldi. Görseniz "müfettiş" değil; bir padişah. Müdür el pençe bekliyor odasında. Herkes birbirini fırçalıyor o da gariban öğretmeni. Anlarsanız işte müdür psikolojisi. - "Sen bana böyle yaparsan ben de öğretmenimi azarlarım" - falan.
Nihayetinde unutulan tek bir şey var. Onlarda insan....
Evet arkadaşlar yorumlarınızı bekliyoruz...
17. Milli Eğitim Şurası'nın 13 Kasım Pazartesi günü başlayan çalışmaları dün sona erdi. Dünkü oturumun başkanlığını da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik yaptı. Şura'da söz alan Bolu Cumhuriyet İlköğretim Okulu Müdürü Celal Arslan'ın, öğretmenlerin maaşlarının azlığından yakınarak, hiç olmazsa öğretmenlere senede bir kez ek maaş verilmesini önermesi üzerine Çelik, "O zaman ben de bir önerge vereyim. Maliye Bakanı Unakıtan'ın soyadını 'Paraakıtan' olarak değiştirelim" esprisini yaptı. Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı "Küreselleşme ve AB Sürecinde Türk Eğitim Sistemi" komisyonunu raporu Genel Kurul'da ele alınırken söz aldı. Avcı, "Öğretmenlere 24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle bir maaş ikramiye verilmesini teklif ediyorum. Sayın Bakanım yine Maliye Bakanı Unakıtan engeline takılacak ama isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü kara. Maliye'den bir maaş ikramiye talep ediyoruz" dedi.
İYİ NİYETTEN EMİNİM
Avcı'nın sözleri salonda alkışlandı. Çelik, Avcı'nın üslubunu eleştirerek, "Özellikle bir eğitim sendikası başkanı böyle konuşmamalı. Ben isteyeceğim, bir yüzüm kara, Maliye Bakanı vermeyecek kapkara mı olacak? Biraz dikkat edelim" dedi. Çelik'in sözleri üzerine oturduğu yerden ayağa kalkarak konuşan Avcı, "Sayın Bakanım bizim iyi niyetimizde şüphe etmeyin" dedi. Çelik de, "Sizin iyi niyetinizden sonuna kadar eminim. Ancak cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla örülüdür" dedi. Katılımcılardan birinin "teşbihte hata olmaz" diye bağırması üzerine Çelik,"Teşbihte hata olmaz demek, aslında hatada teşbih olmaz demektir. Siz birine 'tosunum' derseniz hoşuna gider ama 'öküzüm' derseniz hoşuna gitmez. Ama aslında tosun, öküzdür" dedi.
Forum Sayfamız açıldı.. Yeniden üye olmanız gerekebilir. Sadece 30 saniyenizi alacak...KATILIMCI YÖNETİMİN ADRESİELT-WORLD.com
Kuzey Irak'taki temasları çerçevesinde bugün Erbil'den Kerkük'e geçen TBMM heyeti, Kerkük'te İl Meclisi Başkanı Rizgar Ali ile bir araya geldi.
Ali, görüşmede yaptığı konuşmada, Irak'ın özellikle imar bakımından Türkiye'nin büyük yardımına ihtiyacı olduğunu söyledi. Irak'ın Türkiye ile olan dostluğunun devam etmesi için çabalayacaklarını belirten Ali, Irak'taki Türkmenler, Araplar, Kürtler ve diğer etnik grupların eşit olarak birlikte yaşamasını istediklerini söyledi.
Irak'taki gruplar arasında sürekli olarak çatışma olduğu söylenerek ”ortalığın bulandırılmaya çalışıldığını” kaydeden Ali, “Ama bu doğru değil. Biz kendimizi tek bir halk, tek bir şehir olarak görüyoruz” dedi.
ELT-WORLD.com
MEB'de CHAT Yasağı Getiren Genelge
Hafta sonunda yazılı basında Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere chat yasağı getirdiğine dair haberler yer aldı. Bu haberlerin dayanağı, Bakan Çelik tarafından yayımlanan 2006/37 sayılı genelgedir. Genelgenin 3. bölümünde iş veriminin düşmesine ve diğer bazı olumsuzluklara yol açtığı kanaati edinildiği gerekçesiyle, mesajlaşma programlarının, mesai saatleri içinde hiçbir yönetici, öğretmen, personel tarafından resmi işler dışında kullanılmamaması istenilmiştir.Genelgenin tamamı için devamı linkine tıklayınız...
Genelkurmay Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine 2006 yılından itibaren sadece ağustos celbinde ‘asker öğretmen’ alacak.Milli Eğitim’in öğretmenler için nisan celbinin kaldırılması teklifine Genelkurmay Başkanlığı’ndan olumlu cevap geldi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül imzasıyla Milli Eğitim’e gönderilen yazıya göre, bundan sonra asker öğretmenler sadece ağustosta silah altına alınacak. Her yıl nisan ve ağustos aylarında alınan asker öğretmenler, bir aylık temel eğitimden sonra öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki okullarda görevlendiriliyor. Asker öğretmenler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yedek subay ve kısa dönem er ihtiyacı karşılandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı emrine veriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine Genelkurmay’ın belirlediği 9 bine yakın öğretmen her yıl, ‘asker öğretmenlik’ yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, Milli Savunma Bakanlığı'nın isteklerine olumlu cevap vermesinden memnuniyet duyduklarını, öğretmenlere nisan celbinin kaldırılmasının uygulamadaki bir boşluğu gidereceğini belirtti. Kaya, “Nisanda askere gidecek öğretmen, 31 Mart'ta ilişiğini kesiyor, öğrenciler öğretmensiz kalıyordu. Biz oraya kısa sürede öğretmen versek bile öğrenci okulun bitmesine bir ay kala gelen yeni öğretmene alışmakta zorlanıyordu. Artık öğretmenler sadece ağustosta askere gidecek.” dedi. Asker öğretmenlerin seçimi Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında fiilen görevli öğretmenler, eğitim yılı başında okulların öğretmensiz kalmaması amacıyla, her yıl nisan ve ağustos ayında (2006'dan itibaren sadece ağustos ayında) silah altına alınıyor. Aralık ayında askere gitmek isteyenlerin ise başvuruları kabul ediliyor, ancak bunlar Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilmiyor. Öğretmenlerin askerlik eğitim süresi bir ay. Bu sürenin sonunda Millî Eğitim Bakanlığı'nca Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile kalkınmada birinci öncelikli 29 ildeki okullara atanıyorlar. Bu illerdeki okullarda görev yapan öğretmenler askerliklerini okullarında geçirebiliyor.Öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı emrine verilebilmeleri için sevkten önce il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinden alacakları öğretmen belgesini askerlik şubesine vermeleri gerekiyor. Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilecek öğretmen miktarı Millî Eğitim Bakanlığı'nın isteği üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nca belirleniyor. Özel okul ve dersane öğretmenleri Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilmiyor. Öğretmen yedek subayların maaş ve özlük hakları görev yerlerine katılışlarından itibaren asteğmen emsalleri gibi Millî Eğitim Bakanlığı'nca ödeniyor. Görevini yaparken rütbe taşımayan öğretmenler, hizmetleri sonunda yedek subay (asteğmen) olarak terhis ediliyor. Asker öğretmenler, görevleri süresince resmî elbise giyemiyor, iaşe edilmiyor, hizmetleri esnasında derneklere giremiyor ve siyasi faaliyetlerde bulunamıyor
Haberin Devamını mutlaka okuyun. Bazı askerlik tüyoları var...:)