www.elt-world.com
Elt-World English Language Teaching Marmara Graduates  
Anasayfa arrow Küreselleşme ve İngilizce
Çarşamba, 20 Ağustos 2008
 
 
Mezunlarımız
2004 Mezunları
Ana Menü
Anasayfa
M.Kemal Atatürk
Marmara Üniversitesi
Haberler
Linkler
Site Yöneticisi
Yöneticinin Mesajı
Arama
ELt2004 Ziyaretçi Defteri
Adam asma oyunu
Elt-Web
Marmara Üniversitesi
AP&IB
Book Reports
Critical Thinking
Grammar
Interdisciplinary
Media Literacy
Mythology
Profes. Resources
Reading
Ziyaretçi Defteri
Küreselleşme ve İngilizce
English in Use
Types of verbs
Simple Present
Present Continuous
Simple Past
Past Continuous
Sİmple Future
Future Perfect
Future Perfect Cont.
Past Perfect
Past Perfect Cont.
Question Tags
Participles
Passive Voice
Flash Cards 1
Flash Cards (Travel)
Phrasal Verbs
Top Adjectives
Top English Nouns
Prepositions
Proverbs/Idioms
Daily Phrases
Daily Phrases
Young learners
Dil Okulları
Dil Okulu Seçimi
İngiltere
Amerika
KAnada-Y.Zelenda
Diğer Kampanyalar
Elt-World
Stories
Cinderella
The Creature
The Secret Garden
Anne of Green Gables
Meb Haber
Elt-World English Language Teaching Marmara Graduates Elt-World English Language Teaching Marmara Graduates - Küreselleşme ve İngilizce   
The BEST
Elt-World English Language Teaching Marmara Graduates Elt-World English Language Teaching Marmara Graduates - Küreselleşme ve İngilizce

İngilizce / English

  

  

İÇİNDEKİLER

 

                                                                                                                                           Sayfa

  

1.Giriş.......................................................................................................................................1

  

2.Küresel Bir Dil Nasıl Yaratılır?..........................................................................................    . 1-3

  

3.Nasıl Bir Küreselleşme?Küresel Bir Dile İhtiyaç Var mı?.................................................        4-5

  

4.Nasıl Bir İngilizce Öğretimi?...............................................................................................     5-7

  

5.Sonsöz...................................................................................................................................7-8

1.Giriş

‘İngilizce küresel bir dildir’ söylemi son yıllarda sıkça telaffuz edilmekte.Hayatımızda çok açık seçik olarak yaşadığımız bu cümle yazıya döküldüğünde bizlere yabancı gelmiyor ya da ‘hayır,İngilizce küresel bir dil değil’ demiyoruz.İngilizce istisnasız küresel bir dil.

Televizyon ve radyoda olduğu gibi bir düğmeyle giriyor hayatımıza ya da buzdolabı ve çamaşır makinasını çalıştırırken çıkıyor karşımıza.Hiç duymak istemesek pencereyi açtığımızda sokaktaki müzikte karşılaşıyoruz onunla ya da çocukların Pokemon oyunlarında.

Tüm dünya milletlerinin hayatına bu kadar yoğunlukta girdikten sonra, son yıllarda İngilizce’nin  nasıl küresel bir dil haline geldiği ve gelecekte İngilizce’nin durumunun ne olacağı soruları araştırılmaya başlandı.Biz İngilizce öğretmenlerini en çok ilgilendiren ise Kachru(1992)’nun deyimiyle ‘Dünya İngilizceleri’nin varlığı  ve bu bağlamda nasıl bir İngilizce öğretimi yapılacağı sorusuydu.

Kachru’nun ‘Dünya İngilizceleri ve Öğretimi’ hakkındaki görüşlerine ve biz İngilizce öğretmenleri küreselleşen dünyada Türkiye koşullarında nasıl bir yabancı dil eğitimi oluşturabiliriz sorusuna değinmeden önce Crystal(1997),Tarık Ali(2002) ve Huntington(1993) dikkate alınarak nasıl bir küreselleşme sürecinden geçtiğimize ve  İngilizce’nin nasıl küresel bir dil haline geldiğine değinelim.

2.Küresel Bir Dil Nasıl Yaratılır?

Crystal(1997)’e göre herhangi bir dilin küreselleşmesi o dili konuşanların sayısıyla orantılı değildir.Bir dilin dünya dili haline gelmesinin başlıca iki sebebi vardır ki bunlardan ilki diğerinden daha önemlidir;politik ve dolayısıyla askeri güç ile ekonomik güç.İngilizce’nin dünya dili olması da bu iki etkenle açıklanabilir;İngilizce uzun zamandır doğru yerde ve doğru zamanda sahneye çıkmıştır.

 İngilizce’nin gelişiminin temellerine baktığımızda iki önemli noktayla karşılaşırız: Siyasal gelişmeler ve bilgiye ulaşım.Siyasal gelişmelerin 19.yy.da iyice belirginleştiği dikkate alınırsa ,aynı yüzyılda birçok kişinin ‘Niçin Dünya Dili Olarak İngilizce?’sorusuna Britanya İmparatorluğu’nun büyümesini işaret ederek kolaylıkla cevap verebilmesi anlaşılabilir.Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra gücünü yitiren Britanya İmparatorluğu’nun görevini devralacak olan ABD’nin dilinin de İngilizce olması bu dilin kullanımını ve yayılımını hızlandırmıştır(Crystal,1997-9,15).  

İngilizce’nin kullanımını arttıran diğer bir tarihsel süreç ise Endüstri Devrimi’dir .19 yy. başlarında Britanya,endüstri ve ticaret alanlarında dünyanın en önde gelen ülkesidir.1700 yılında 5 milyon civarında olan Britanya nüfusu,1800’de ikiye katlanır ve bu yüzyıl boyunca hiçbir ülke Britanya’nın ekonomik büyümesiyle boy ölçüşemez. Endüstri Devrimi’nin birçok icadı İngiliz kökenlidir ve 1800 yılında tekstil ve madencilik alanlarında dünya lideri olan İngiliz firmalar dış dünyaya açılırlar.Bu da Britanya’ya ‘dünyanın atölyesi’(workshop of the world) ünvanını getirir.Bu başarıların dilbilimsel sonuçları kendini çok geçmeden gösterir.Teknolojik ve bilimsel yeni gelişmelerle birlikte yeni terimler doğar ve İngilizce’ye binlerce yeni kelime katılır.Fakat bundan da önemlisi bu gelişmeler diğer ülkelere de ulaşır ve bunları takip etmek isteyen yabancıların İngilizce öğrenmesi gibi bir zorunluluk doğar.İngiltere’deki bu gelişimler, kıtadaki birçok bilim adamının İngiltere’ye gelmesine ve çalışmalarını burada sürdürmesine de yol açar.Yüzyılın sonuna doğru İngiltere’deki gelişmeler Amerika’ya da sıçrar ve II.Dünya Savaşı sonrası yıpranan İngiltere’nin yerini 20.yy.da Amerika doldurur.Bilgiye ulaşımın ise tek bir dili vardır:İngilizce(Crystal,1997-20,45).

19.yy. başları uluslararası bankacılığın da gelişim gösterdiği yıllardır ve endüstriyel anlamda gelişmiş devletlerin bankacılıkta da gelişim göstermeleri doğaldır. Almanya,İngiltere ve ABD bu konuda başı çekerler.Bu gelişmeyle birlikte özellikle gelişmekte olan ülkeler için yabancı dil öğrenimi yeni bir anlam kazanır:Paraya ulaşım (Crystal, 1997-45). 

İngilizce,bu tarihsel gelişmelerin sonucunda uluslararası ilişkiler,medya,(reklamcılık, radyo yayınları,filmler,pop müzik) eğitim,uluslararası taşıma,uluslararası güvenlik ve iletişim

yoluyla yayılır.Uluslararası ilişkilerde İngilizce kullanılır,çünkü bir ‘lingua franca’ gereklidir. NATO,UNESCO,UN gibi kurumların varlığı bir iletişim dilini gerektirir.Bilimsel,sanatsal ya da politik toplantılarda dünyanın her yerinden gelen katılımcıların ortak bir dil varlığının pratikliğine ihtiyaçları vardır.Son yıllarda özellikle Avrupa’da İngilizce yanında diğer diller de iletişim dili olarak kullanılmaya çalışılsa da İngilizce’nin tüm dünyada bir ‘lingua franca’-iletişim dili- olduğu gerçeği yadsınamaz.

İngilizce’nin kullanım yayılımında bir diğer kültürel etken de medyadır. İngilizce, yaklaşık 400 yıldır basında kullanılmaktadır.17.yy’ın ilk yıllarında Avrupa’lı devletler gazeteler çıkarmaya başlamışlardır ve bu alanda da İngiltere başı çekmektedir.İngilizce’ye basında verilen değer yeni teknolojik haber alma gelişmeleriyle artmıştır;örneğin Reuters 1851 yılında Londra’da bir uluslararası haber alma ajansı kurmuştur.Medyada İngilizce kullanımı sadece basınla sınırlı değildir.19.yy.sonlarında ABD’de gelişen reklamcılık ve radyo yayıncılığı diğer etkenlerdendir.Radyo dalgaları sayesinde İngilizce dünyanın dört bir yanına yayılmış ve bölgesel yayıncılığa çok az olanak tanımıştır(Crystal,1997-47,62).

Sinema medyanın diğer bir alanıdır.19. yy.da Avrupa ve Amerika’da gelişmeye başlayan sinema teknolojisi I.Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’ya kaymış,1915 yılında Hollywood film endüstrisinin kurulması diğer devletlere ve dillere sinema alanında tüm yolları tıkamıştır.1996 BFI Televizyon ve Film Elkitabı’na göre dünya film endüstrisinin %80’i İngilizce’dir.Oskar törenleri her zaman İngilizce olduğu gibi Avrupa’da yapılan Cannes Film Festivali’nde verilen ödüllerin yarısından fazlası İngilizce-filmlere verilmektedir.

 Sinemayla birlikte evlerimize giren bir diğer İngilizce öğe de pop müziktir.Teknolojik gelişmelerin çoğu Amerika’da olduğundan bu teknolojiyle oluşan müzik de İngilizce’dir. Radyo programları ve en son teknolojiyle yapılan video kliplerle evlerimize giren müziğin yaşam felsefesinin,giyiminin,dilinin hayatımızda yer etmesi kaçınılmazdır (Crystal,1997-63).

Uluslar arası ulaşım ve güvenlikte kullanılan kısaltmalar yine İngilizce kökenlidir. Bilimsel araştırmalar çoğunlukla bu dilde yapıldığından ya da bu dile çevrildiğinden eğitimde de bilgiye erişmek amacıyla kullanılan dil İngilizce’dir. Ayrıca bilginin en kolay erişildiği ve iletişimin en yaygın olarak kullanıldığı internette ortak dil yine İngilizce kabul edilmektedir (Crystal,1997-64).

Crystal’ın  tüm bu gelişmeleri yazdığı ‘Küresel Bir Dil Olarak İngilizce-English as a Global Language(1997)’ adlı kitabında bahsettiği tarihsel olaylar ve bu olayların  kültürel sonuçları küresel bir dilin yaratılış aşamalarını belirler. Crystal(1997)’ın gösterdiği tarihsel ve kültürel gelişmeler, Tarık Ali’nin ‘Fundamentalizmler Çatışması(2002)’ adlı kitabında sıraladığı tarihsel olaylarla paralellik gösterir.İki yazar da 19.yy. dünyasında Britanya İmparatorluğu’nun kayıtsız şartsız egemenliğinden bahsederken bu dünya liderliğinin I. ve II.Dünya Savaşları’ndan sonra Amerika’ya geçtiğinde hemfikirdir.Crystal Amerika’nın yayılış aşamalarını tarihin doğal bir sonucu olarak kabul eder ve siyasal/askeri/ekonomik bakımlardan dünyada tek güç olan bu ülkenin dilinin ‘dünya dili’ olarak kullanılmasını yadırgamaz.

Tarık Ali, bu teknolojik ve kültürel gelişmelerin özellikle Güney-Batı Asya ve Ortadoğu ülkeleri üzerindeki etkileri üzerinde durur.Yazara göre Amerika’nın dünyanın tek gücü olarak ortaya çıkması doğal bir seyir izlemez,aksine bu yıllardır sistemli olarak uygulanan politikaların sonucudur.Bu bakış açısı biraz daha ileriye götürülürse İngilizce’nin dünya dili olarak doğması,gelişmesi ve yayılması bu politikalara bağlanabilir.

3.Nasıl Bir Küreselleşme?/Küresel Bir Dile İhtiyaç Var mı?

            Tarık Ali(2002)’ye göre dünya üzerinde güçler dengesi 90’lı yıllarda soğuk savaşın bitmesiyle yeni bir boyut kazanmıştır.Artık Sovyet-ABD tartışması yoktur.Bu yüzden ABD  küresel jandarma rolünü sürdürmek amacıyla kendi elleriyle düşmanlar yaratmaya başlamıştır.Güçlenen bu müttefik/düşmanlarla birlikte küreselleşme ve varolma mücadelesi yeni bir boyut kazanır;fundamentalizmler çatışması.

            Tarık Ali’nin ‘fundamentalizmler çatışması’ terimi aslında son yıllarda sıkça duyulan bir teze gönderme niteliğindedir: Huntington’un uygarlıklar çatışması düşüncesi. Huntington(1993), Uygarlıklar Çatışması tezinde soğuk savaş döneminin sona ermesinden sonra bugünkü dünyada insanlararası farklılıkların artık esas olarak kültürel olduğundan bahseder.Soğuk savaş dönemindeki üçlü bölünme(Batı-Sovyet-üçüncü Dünya) yerini dünyanın sekiz ana uygarlığın  bırakmıştır. Bu uygarlıklar: Batı,İslam, Hind,Sind  (çevresindeki ülkelerle birlikte Çin),Japon,Slav-Ortodoks,Latin-Amerika ve muhtemelen Afrika’dır. Dikkat çekilmek istenen husus ,Batı dışındaki uygarlıkların farklı olduğu ve ne kadar modernleşirlerse modernleşsinler bu farklılıklarını koruyacaklarıdır.Böylece Huntington,Batı uygarlığı ile insanlığın geri kalan kısmı arsında kesin bir ayrımcı çizgi çizmektedir (Kongar,2002-49,52).

            Tarık Ali Huntington’ın bu tezinde başlıca iki sebepten dolayı yanıldığından bahseder. Birincisi,kendisinin son kitabında uzun uzun anlatmaya çalıştığı gibi İslam dünyasının bin yılı aşkın bir zamandan beri monolitik olmayışıdır.Senegalliler,Çinliler,Endonezyalılar,Araplar ve Güney Asya Müslümanları arasında toplumsal ve kültürel farklılıklar vardır.İkincisi ise,bu uygarlıkların, özellikle de tehlike olarak görülen İslam Uygarlığının yakın geçmişine bakıldığında bu uygarlığın Batı’nın ve Amerika’nın baskıcı rejimleriyle oluştuğudur.Dünyayı şekillendiren güç emperyalizmdir ve asıl çatışmayı dini bir dayanağı olmayan tamamen siyasal ve ekonomik nedenlerle oluşturulan ‘  fundamentalizmler çatışması’nda aramak gerekir(Tarık Ali,2002-247).

            Bu noktadan bakıldığında Tarık Ali’ye göre küresel bir dilin varlığı kabul edilinemez denebilir.Bu konuda en kabul edinilebilir olanı Crystal’ ın açıklamasıdır.Crystal İngilizce’nin dünyanın dili olmasının o dili anadil olarak konuşanlar  açısından avantajları olduğuna değinir.Fakat bir dünya diline ya da diğer bir deyişle ‘lingua franca’ya da ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Bilgiye ulaşmak ve iletişimi sağlamak için şu an dünya da en yaygın olarak kullanılan dil İngilizce’dir.Bu noktada İngilizce öğrenmek bir gerekliliktir.Fakat iletişimin amacının tüm dünyayla etkileşime girmek olduğu düşünülürse özellikle sözel iletişimde Amerikalıların/İngilizlerin kullandığı  standart bir İngilizce kullanımının dayatılması gereksizdir(Crystal,1997-113).

4.Nasıl Bir İngilizce Eğitimi?

Son yıllarda artan kullanıcı sayısıyla İngilizce, Kachru(1986)’nun deyimiyle nativization (ulusallaşma) sürecine girmiştir.Diğer bir deyişle İngilizce,kullanıldığı bölgeye ve kültüre göre yeni formlar kazanmaya başlamıştır.Bu gelişmelerden dolayı dünyanın çeşitli yerlerindeki kullanıcıları bu dili anadil olarak kullananların yeterlilik düzeyine göre teste tabi tutmak ve bu test sonucunda da sınıflandırmak artık mümkün değildir (Lowenberg,P.1992-109).

Dünyanın dört bir yanından insanları İngilizce öğrenmeye iten sebep, bu dile karşı oluşan sosyal tavırdır.Bundan dolayı İran ya da Libya gibi fundamentalist ülkelerin İngilizce kullanmalarındaki neden, seslerini tün dünyaya duyurmak amacıdır.İngilizce kullanıcılarının dünya üzerindeki şu andaki durumu birbirine bağlı üç grupta özetlenebilir.Bu halkalar bu dilin yayılma şekillerini,kullanım çeşitlerini ve işlevselliğini gösterir.İç halka, İngilizce’nin geleneksel  kültürel ve linguistik dağılımını belirtir.Bu halkadaki ülkeler İngilizce’yi  anadil olarak belirlemişlerdir.Dış halka,yıllarca süren kolonileşme sonucunda İngilizce’nin resmi/ikinci dil olduğu ülkeleri belirtir.Genişleyen Halka ise bu dili yabancı dil olarak kullanan ülkeleri göstermektedir(Kachru,1992-355,356);

Genişleyen Halka(The Expanding circle)Þ

Dış Halka (The Outer Circle)

İç Halka(The Inner Circle)

Çin.....1.088.200

Mısır...50.273.000

Endonezya...175.904.000

İsrail....4.512.000

Japonya...122.620.000

Kore....42.593.000

Nepal....18.004.000

Suudi Arabistan...12.972.000

Tayvan...19.813.000

Rusya....285.796.000

Bangladeş......107.756.000

Ghana........13.754.000

Hindistan......810.806.000

Kenya....22.919.000

Malezya....16.965.000

Nigerya....112.258.000

Pakistan.....109.434.000

Filipinler........58.723.000

Singapur........2.641.000

Sri Lanka.....16.606.000

Tanzanya....23.996.000

Zambiya.....7.384.000

ABD.........245.800.000

Britanya.......57.006.000

Kanada.........25.880.000

Avustralya..........16.470.000

Yeni Zelanda.....3.366.000

           

            Yukarıda görüldüğü gibi İngilizce’yi anadil dışında kullananların sayıları oldukça çoktur .Crystal(1985)’e göre İngilizce’yi anadil dışında kullananların sayısı 2 milyara yakındır.Fakat,Kachru(1992)’e göre ‘kullanıcı’ kelimesine özellikle anadil olarak kullanılmayan ortamlarda dikkat edilmesi gerekir.İngilizce’nin yayılımı bu dile çok kültürlü bir kimlik kazandırmıştır ve  ‘İngilizce’ kelimesi bu gerçeği dile dökmekte yetersizdir.Artık ‘İngilizcelerden’ bahsetme zamanıdır.

            Kachru(1992)’ye göre İngilizce kullanımında ve öğretiminde esas alınan beş yanlış nokta vardır;

1)Dış ve genişleyen halkalardaki  İngilizce kullanıcılarının amacının o dili anadil olarak konuşanlarla iletişim kurmak amacıyla öğrendiği yanılgısı

Değişik etnik ve kültürel gruplardan artan kullanıcı sayısıyla İngilizce,dünyanın iletişim dilidir ve kullanıldığı bölgeye göre bu dilin değişik sosyokültürel-selamlama, rica, ikna,özür dileme- yapıları oluşmaktadır.

2)İngilizce’nin Amerikan ve İngiliz kültürü ya da hristiyan kültürünü öğrenmek ve anlamak için bir araç olduğu yanılgısı.

            Dış ve genişleyen halkalarda İngilizce yöresel farklılıklara göre değişim göstermektedir .Bu yüzden bu dile hristiyan kültürünü öğretmek gibi bir işlev yüklenemez.

3)İngilizce öğreniminin amacı anadildeki akıcılığı kazanmaktır yanılgısı.

            İç halkadaki kullanıcılar diğerleri için sadece bir model olabilirler.Dış halkadaki kullanıcılar yıllardır bu dili kendi kültürel yapılarına göre bölgeselleştirmişlerdir.Anadil konuşanlarının yeterliliğinde ve tarzında İngilizce kullanımından bahsedilemez.

4)Bu dili anadil olarak  konuşan eğitimcilerin küresel bir İngilizce öğretimi için gerekli olduğu yanılgısı.

            İngilizce’nin bölgesel farklılıklara göre şekillendiği dikkate alınırsa bu dili anadil olarak konuşan eğitimcilerin yeterliliği tartışılır.

5)İngilizce’nin yöresel farklılaşmasının o dili bozduğu yanılgısı.

            İngilizce artık dünya dilidir.Amerika ya da İngiltere bu dilin sahibi olmaktan çıkmıştır.

            Bu gerçekler dikkate alınarak Kachru(1992) İngiliz ya da Amerikan İngilizce’si değil Dünya İngilizceleri öğretme gerekliliğinden bahseder.Dünya İngilizcelerini yabancı dil sınıflarına taşırken de göz önüne alınması gereken hususları şöyle özetler;

-Sosyodilbilimsel profil:Sınıflarda İngilizce’nin dünyanın çeşitli yerlerindeki kullanımı otantik materyaller incelenerek gözden geçirilebilir ve İngilizce’nin çok kültürlü ve tek kültürlü toplumlardaki kulanım farklılığının altı çizilebilir.

-Değişik kullanıcılar:Dünyadaki İngilizce kullanıcılarının yaşam şekilleri,bu dili kullanma amaçları ve nasıl öğrendikleri  sınıfta tartışılabilir.

-İşlevsel farkındalık:Kültürel farkındalık ve işlevsel geçerlilik kazandırmak amacıyla,herhangi bir zamanda tek bir kullanıma önem verilebilir.

-Kullanım şekilleri:Bu dilin eğitimde kullanılan standart şeklinden başka hava taşımacılığı ya da ticarette kullanılan ‘pidgin’ şekilleri,hukukta,medyada,edebiyatta kullanılan şekilleri öğretilebilir.

-Karşılaştırmalı kullanımlar:İngilizce’nin değişik kullanım nedenleri,değişik dilbilgisi,kelime ve telaffuz şekilleri bölgesel gerçekler dikkate alınarak karşılaştırılabilir(Kachru,1992-359,360).

5.Sonsöz

            Neden İngilizce öğreniyoruz ve öğretiyoruz sorularına bu yazıyı hazırlarken yaşadığım iki olayı belirterek değinmek istiyorum.

            Birincisini,kaynak arama aşamasında  yaşadım.İstanbul’daki tüm kütüphanelerde aradığım halde Kachru’nun‘Dünya İngilizceleri’ konusundaki yazılarına ulaşamadım.Ne yapsam diye düşünürken internette Kachru’nun adresini buldum ve eşi Yamashi Kachru ile mailleştim.Çok beklemem gerekmedi.İki saat içinde Kachru’nun aradığım makaleleri bilgisayarımdaydı.Bu olay dünyanın ‘küresel bir köy’ haline geldiği tezini doğrular nitelikte.Özellikle internet sayesinde dünyanın dört bir yanına ulaşabiliyoruz,değişik kültürden insanlarla etkileşime girebiliyoruz  ve bu iletişimde tek bir dil ön plana çıkıyor,İngilizce.İnternetteki kaynakların %90’ından fazlası İngilizce ve İngilizce olmayan sitelere girdiğinizde ‘bu yazının İngilizce’si de mevcuttur’ alt bilgisiyle karşılaşabiliyorsunuz.

            İkincisini arkadaşlarımla sinemadayken yaşadım.Dantes’in ünlü romanı ‘Monte Kristo Kontu’ sinemaya uyarlanmıştı.Avrupa’lı dünyaca ünlü bir yazarın klasik niteliğindeki romanının Fransızca konuşulan bir adada Avrupa’lı oyuncularla dialogların İngilizce olduğu Holywood sponsorluğunda bir filme uyarlanması, İngilizce’nin dünya dili olduğunu bir kez daha kanıtlar nitelikteydi.Günümüzde edebiyat ve bilim alanlarında nerdeyse tüm eserler İngilizce yazılmakta ya da İngilizce bir nüshaları bulunmakta.

            Yaşadığımız bunun gibi binlerce olay dikkate alındığında İngilizce öğrenmek ve öğretmek bir zorunluluk haline geliyor.Nasıl bir İngilizce öğretimi konusunda ise Kachru(1992)’nun önerileri savunulabilir.Öğrencilere İngilizce’nin dünya dili haline geldiği, birçok kültürde değişik kullanım şekillerinin olduğu anlatılıp,bu anlatılanlar otantik materyallerle desteklenirse işlevsel farkındalık  yaratılmış olur. Bu farkındalığı edinen öğrencilerin de öğrendikleri dili kullanırken kendilerini, bu dili anadil olarak kullananlara göre dezavantajlı hissetmeleri ve kendi kimliklerini,dillerini,dinlerini sorgulamaya başlamaları önlenmiş olur düşüncesindeyim.

            Türk toplumu,yıllardır,yüzünü ya Kıble’ye çevirdi ya da Batı’ya.21.yy başlarında dünya hızla küçülürken,birçok kültürle etkileşim içine girebilme şansı doğarken yüzümüzü diğer milletlere de çevirme zamanı geldi sanırım.Yaşamımızın her alanını etkileyecek olan bu gerekliliğin,yabancı dil öğretim yöntemlerimizi de etkilemesi kaçınılmaz.Kültürler,diller arası farkındalığı yaratmak ve ‘Dünya İngilizcelerini’ öğretmek,bu yüzyılda biz,İngilizce öğretmenlerinin ana hedefi olmalıdır.

  

KAYNAKÇA

 

            Ali,T.(2002).Fundamentalizmler Çatışması. Everest yayınları,İstanbul.

            Crystal,D.(1997).English as a Global Language.Cambridge University Press

            Lowenberg,P.H.Testing English as a World Language.TESOL Quartely;109,114.

Kachru,B.B.(1992).Teaching Word Englishes.TESOL Quartely;358,369.

Kongar,E.(2002).Küresel Terör ve Türkiye.Remzi Kitabevi;49,52.

 

By Müjgan İlhan

 
Elt-World.com

"Bir ülkede yalakalığın getirisi dürüstlüğün getirisinden fazla ise o ülke batar..."

Üye olduğunuz takdirde tüm yenilikler anında mail adresinize gelecektir. Elt-World.com

İdeal Öğretmen
Kamile Hamiloğlu
Giriş Formu





Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Download
Download Bölümü
Dosya Nasıl Gönderilir?
Ziyaretçi Defteri
Nostalji - Eski Defter
News in English
Sesli Haber/News
Diğer/Other
Sohbet
Fotoğraf Galerisi
Elt-World Mail
Sende Haber Gönder
KILL USAME BIN LADEN
Listen to Music Online
Word Game (BBC)
Elt-World Characters
Play Chess
What time is it?
Haberler
23 Nisan ...Neşe Doluyor İnsan... -
 

23 Nisan

 BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...

Çok zor şartlarda Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde  verilen mücadelenin sonucunda 23 Nisan 1920 günü kurulan ve temeli ulusal egemenliğe dayalı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi; işgalden kurtuluşa ve  Türk milleti tam bağımsızlığına kavuşana kadar devam eden bu mücadelenin beyni ve kalbi olmuştur. 
    Büyük önder Atatürk, ulusuna olan saygısını devlet yönetiminde halk iradesini en üstün güç kabul ve ilan etmekle kalmamış bu ulusal onur gününün bayram olarak kutlanmasını istemiş, ve bu bayramı Türkiye Cumhuriyetinin ebediyen var olmasının teminatı olan Türk Çocuklarına armağan etmiştir. 
    23 Nisan; özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın, ulusal hakimiyetin sembolü olduğu gibi aynı zamanda dünyadaki bir çok ülke çocuklarının katılımıyla kutlanan ilk ve tek çocuk bayramıdır. Ulusal değerleri yanında, dünyadaki tek çocuk bayramı olması bu günün önemini daha da artırmaktadır. 
         Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ü ve değerli silah arkadaşlarını şükranla anıyor, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla tüm dünya çocuklarına sağlık, mutluluk, barış ve başarı diliyorum.



Erasmus Toplantısı - ERASMUS BAHAR TOPLANTISI – 13-14 NİSAN 2006

(SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ, ISPARTA)

Ulusal Ajans Socrates Programı kapsamında Erasmus Bahar Toplantısı 13-14 Nisan tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi'nde düzenlenecektir.

Yüksek Öğretim Kalitesini artırmak  isteyen arkadaşlara duyurulur... 

Toplantı Programı için "Devamı" linkine tıklayın...



Eğitim'de Nurcu bir genel müdür - MEB Dış İlişkiler Genel Müdürü Özdemir, makalesinde "İbadetin, namazla oruçla sınırlanamayacağını, Kuran'dan hareket edilmesi gerektiğini" yazdı

Milli Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Doç. Dr. İbrahim Özdemir, ABD'de Said Nursi üzerine hazırladığı kitapta yayımlanan özgeçmişinde, "Nur cemaatinin önde gelen bir üyesi" olarak tanıtıldı.
Özdemir, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesiyken 2003'te Milli Eğitim Bakanlığı'nda üst düzey göreve atandı. Özdemir'in ABD'de misafir öğretim üyesi olarak bulunduğu dönemde Ian Markham'la yazdığı "Globalization, Ethics and Islam: The Case of Bediuzzaman Said Nursi" (Küreselleşme, Etik ve İslam: Said Nursi Örneği) adlı kitapta bir bürokrat açısından tartışma çıkarabilecek ifadeler kullanıldı.
Türkçe baskısı olmayan kitapta Özdemir için ilginç bir özgeçmiş bilgisi yer aldı. En büyük alışveriş sitelerinden olan www.amazon.com ile yayıncı şirket Ashgate'in www.ashgate.com internet adresindeki tıpkıbasımlarda Özdemir şöyle anlatıldı:
"Özdemir, Nur cemaatinin Türkiye'deki önde gelen bir üyesidir."

Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmen Adayı Seçme Sınavı -

Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmen Adayı Seçme Sınavı yapılacaktır. Sınav Tarihi 17 Haziran'dır.  Tüm detaylı bigiye http://sinavlar.meb.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. (Son Başvuru 22 Mayıs 2006)



Çelik hakkındaki gensoru önergesi Meclis'te -
Meclis, bu hafta Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkındaki gensoru önergesi ile Anayasa değişikliği için mesai yapacak.

TBMM Genel Kurulu, yoğun bir hafta geçirecek. 10 Ekim Salı günü saat 14.00’de toplanacak Genel Kurulda, öncelikle CHP’nin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.

Önergede, OKS sınavının yerleştirme boyutuyla ”tam bir skandala” neden olduğu, Anadolu ve Fen liseleri ile diğer Anadolu liselerinin yüzde 17.6’lık boş kapasiteyle eğitim-öğretime başladığı belirtildi. Çelik’in, Talim ve Terbiye Kurulunda 167 uzmanı görevden uzaklaştırdığı, bu uzmanların ise hemen hemen tümünün yargı kararıyla göreve iade edildiği ifade edilen önergede, ”Çelik ile Cumhuriyet okullarına küfür, argo, hakaret, antilaik söylem ve eylem içerikli yayınlar girmiştir” ifadesine yer veriliyor.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Gensoru görüşmelerinin ardından Anayasada, milletvekili seçilme yaşının 30’dan 25’e indirilmesine ilişkin değişiklik teklifi görüşülecek ve ilk tur oylama yapılacak. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından maddelerine geçilmesi oylanacak, daha sonra yürütme ve yürürlükle birlikte 3 madde gizli oya sunulacak.



Maaşların Erken Ödenmesine İlişkin Resmi Genelge - Maaşların Erken Ödenmesine İlişkin Resmi Genelge
bankamati 1Maliye Bakanı Kemal Unakıtan imzasıyla yayımlanan maaş genelgesine göre, aylıklarını personel kanunlarına göre alan kamu görevlilerine 15 Ekim’de ödenmesi gereken tüm hak edişler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, 5 Ekim’de ödenecek. Kamu kuruluşlarında çalışan sözleşmeli personel, işçi ve diğer personel hakkında da aynı şekilde işlem yapılacak. Maliye Bakanlığı, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün Resmi Genelgesini görmek için devamını oku linkine tıklayınız...
Elt-World Yorumu: Maaşları erken ödeyerek sözde biz memurların gönüllerini mi alıyorlar ne..?..
Zamdan bahseden yok...


ELT-World.com : Seçim çalışmaları başladı. Atamalar Başlıyor... -

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2007 yılında tahsis edilen kadro ve sözleşmeli öğretmenlerle birlikte 20 bini Şubatta 20 bini de Ağustosta olmak üzere toplam 40 bin öğretmen ataması yapılacağını açıkladı.

2007'de 40 bin öğretmen ataması yapılacak Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik:

"Yeni bütçe yasası gereği 2006 yılında emekliye ayrılan öğretmen sayısının yarısı kadarını hiç izin almadan atayacağız. Bunun sayısını belirledikten sonra net olarak açıklayacağız. Bu yıl genel olarak 23 bin yeni kadro kullanılmına izin veriliyor. 23 bin kadrodan yaklaşık 11 bini Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edilecek. Öğretmen atamalarını da Şubat ve Ağustos ayları olmak üzere iki ayrı dönemde gerçekleştireceğiz. Sözleşmeli öğretmenlerinde kadro alımı için çalışmamız var. Atama döneminde başvuran sözleşmeli öğretmenler sıralamaya girip hiç bir şeye tâbî tutulmadan puanları tutması halinde kadroya geçebilecekler. Eğer puanları tutmazsa sözleşmeli olarak devam edecekler.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu yıl atama yapacakları öğretmen kadrosunun 40 bine ulaşacağını ve Şubat ayında 10 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını bildirdi.

ELT-WORLD.com Yorumu: Sözleşmeli olayının arkasında neler olacak çok merak ediyoruz. Elbette kimsenin açıkta kalmasını istemiyoruz yalnız herkesin bir yerlere hakkıyla gelmesini istiyoruz. Hükümet kadrolaşma yolunda iyi ilerliyor ve bunun sonunda Milli Eğitim camiasının nasıl bir halde olacağını merak ediyoruz...



Eğitim şiddetle yan yana gelmez -
 Çelik: Eğitim şiddetle yan yana gelmez
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, eğitim ile şiddetin asla yan yana gelmemesi gereken iki kavram olduğunu söyledi.Çelik, “1. Şiddet ve Okul: Okul ve Çevresinde Çocuğa Yönelik Şiddet ve Alınabilecek Tedbirler Sempozyumu”nun Conrad Oteli’nde yapılan resepsiyon ve basın toplantısına katıldı.


"Elt-World.com" -
Marmara Üniversitesi02 Nisan 2006 saat 21:41 'de yayına başmamıştır. Tüm elt camiasına hayırlı olsun.

Elt2004.net ile başladık biz bu yollarda yürümeye; nihayetinde şu resimde gördüğünüz okuldan mezun olduktan sonra irtibatı koparmadık. Bu konuda bizlere yardımını esirgemeyen Sayın Kamile Hamioğlu'na ve Mustafa Otrar'a sonsuz teşekkürler.

Ayrıca; sevgili dostlarım Hamit, Bülent, Meltem, Gülnihal, Dilşen, Seda, Selma, Mustafa Kucukaksit, Burcu Cengiz, Esra ve diğer tüm arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.

Sizleri seviyorum...

Cool Serkan BAŞAR (Site Kurucu Başkanı / Yöneticisi)



Çince Öğreneceğiz... -

Milli Eğitim Bakanı Çelik, Türkiye’de pilot uygulama olarak bazı liselerde Çince okutulacağını belirterek, bunun müfredatının hazırlandığını söyledi.

Asya Eğitim Forumu yıllık konferansına katılmak için Pekin’de bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, konferansı izleyen Türk gazetecilere verdiği demeçte, Çin’in sadece siyasi değil, ekonomik devlerden biri olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin bu ülkeyle eğitim alanında detaylı ilişkilere sahip olmadığı değerlendirmesini yaptı.



Geçici öğretici -

MEB, 3 bin 500 İngilizce ve bilgisayar öğreticisi alacak

Milli Eğitim Bakanlığı bu öğretim yılında 3500 kısmi zamanlı İngilizce ve bilgisayar öğreticisi istihdam edecek.
Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi.
Karara göre, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarının İngilizce ve bilgisayar öğretmeni ihtiyacının karşılanması amacıyla bir öğretim yılında 10 ayı geçmemek üzere İngilizce dil öğreticisi ve bilgisayar öğreticisi olarak kısmi zamanlı geçici personel çalıştırılabilecek.

(Haberi gönderen Adem arkadaşımıza teşekkürler) Elt-World.com...



English is Power... -


Öğretmen Asker -

                                                                                      Genelkurmay Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine 2006 yılından itibaren sadece ağustos celbinde ‘asker öğretmen’ alacak.
Milli Eğitim’in öğretmenler için nisan celbinin kaldırılması teklifine Genelkurmay Başkanlığı’ndan olumlu cevap geldi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül imzasıyla Milli Eğitim’e gönderilen yazıya göre, bundan sonra asker öğretmenler sadece ağustosta silah altına alınacak.

Her yıl nisan ve ağustos aylarında alınan asker öğretmenler, bir aylık temel eğitimden sonra öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki okullarda görevlendiriliyor. Asker öğretmenler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yedek subay ve kısa dönem er ihtiyacı karşılandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı emrine veriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine Genelkurmay’ın belirlediği 9 bine yakın öğretmen her yıl, ‘asker öğretmenlik’ yapıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, Milli Savunma Bakanlığı'nın isteklerine olumlu cevap vermesinden memnuniyet duyduklarını, öğretmenlere nisan celbinin kaldırılmasının uygulamadaki bir boşluğu gidereceğini belirtti. Kaya, “Nisanda askere gidecek öğretmen, 31 Mart'ta ilişiğini kesiyor, öğrenciler öğretmensiz kalıyordu. Biz oraya kısa sürede öğretmen versek bile öğrenci okulun bitmesine bir ay kala gelen yeni öğretmene alışmakta zorlanıyordu. Artık öğretmenler sadece ağustosta askere gidecek.” dedi.

Asker öğretmenlerin seçimi

Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında fiilen görevli öğretmenler, eğitim yılı başında okulların öğretmensiz kalmaması amacıyla, her yıl nisan ve ağustos ayında (2006'dan itibaren sadece ağustos ayında) silah altına alınıyor. Aralık ayında askere gitmek isteyenlerin ise başvuruları kabul ediliyor, ancak bunlar Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilmiyor. Öğretmenlerin askerlik eğitim süresi bir ay. Bu sürenin sonunda Millî Eğitim Bakanlığı'nca Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile kalkınmada birinci öncelikli 29 ildeki okullara atanıyorlar. Bu illerdeki okullarda görev yapan öğretmenler askerliklerini okullarında geçirebiliyor.

Öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı emrine verilebilmeleri için sevkten önce il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerinden alacakları öğretmen belgesini askerlik şubesine vermeleri gerekiyor. Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilecek öğretmen miktarı Millî Eğitim Bakanlığı'nın isteği üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nca belirleniyor. Özel okul ve dersane öğretmenleri Millî Eğitim Bakanlığı emrine verilmiyor. Öğretmen yedek subayların maaş ve özlük hakları görev yerlerine katılışlarından itibaren asteğmen emsalleri gibi Millî Eğitim Bakanlığı'nca ödeniyor. Görevini yaparken rütbe taşımayan öğretmenler, hizmetleri sonunda yedek subay (asteğmen) olarak terhis ediliyor. Asker öğretmenler, görevleri süresince resmî elbise giyemiyor, iaşe edilmiyor, hizmetleri esnasında derneklere giremiyor ve siyasi faaliyetlerde bulunamıyor

 

Haberin Devamını mutlaka okuyun. Bazı askerlik tüyoları var...:)



mektup -

 MEMURLAR.NET ADRESİNDE DİLCİ BİR KARDEŞİMİZ MEKTUP YAZMIŞ. BUNUN ÜZERİNE ÇOK YORUMLAR YAPMIŞLAR SİTEDE. BEN DE SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.  

(HİÇBİR EKLEME YA DA ÇIKARMA YAPILMADAN SİTEMİZE EKLENMİŞTİR.İMLA VE DİLBİLGİSİ HATALARI ŞAHSIN KENDİSİNE AİTTİR)

ANNELERE, BABALARA, EŞLERE, ÇOCUKLARA VE KENDİ ÖZ HAKKIMIZA YAPILAN HAKSIZLIĞIN HAK ARAMA MEKTUBUDUR

Bizler Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Japonca, Çince gibi dil mezunları; umutsuz ortalama 30 yaş civarında abi, ablaya muhtaç evsiz yurtsuz veya evine ailesine bir parça ekmek götüremeyen, çocuğu kapı çalındığında kapıya koşarak hani baba …. hani bana …. Görmüş komşu çocuğunun elinde umutlu gözlerle bakarak hani baba…..yokluktan anlamaz anlamaz işsizliği bilmez ellerini açar hani baba der ..... Eşler bakar eli boş çıkagelmiş buruklaşır evde yiyecek yok bilmiyormusun der arkasını döner çeker gider. 70 lik Babalar – Anneler derler oğlum sen bize böyle bakasın diyemi büyüttük, besledik, yetiştirdik. Evladı onlar için üniversite mezunu büyük insandır. Bilmezler evlatlarına umutla bakan o gözler başlarını öne eğdirip daha da bataklığa sürükleyen o gözlerin mutsuz içi kan ağlayan üniversite dil mezunları olduğunu verilen sözlerin tutulmadığı, sanki bu vatanın evladı olmadığımızı,bizlere söz veren umutlandıran siyasilerin kendi yarışlarında olduklarını bizlerin dertleri ve sorunlarının unutulduğu artık bizlerin yüzlerine bakarak bizleri aldatmaya çalıştıklarını bilmezler.

Bilmezsiniz soyutlandığımızı bilmezsiniz.

Orta öğretim ikinci yabancı dil senaryosu yeşertilen umutlar gün geçtikçe yalnız değil bizlerin geleceğimiz olan kuşakların da geleceğini karartmıştır.Nasılmı? İşte böyle sayın başbakınım sizinde bir konuşmanızı hatırlatarak başlamak istiyorum. 29 aralık 2005 günkü konuşmalarınızı hatırlayın lütfen. 1999- 2000 li yılarda başlayan orta öğretimde ikinci dil zorunluluğu çalışmaları 2003-2005 yılları arasında hız kazanmış bir yayın programında çocuklar istemiyor diyen sayın M.E. Bakanın söleri ile eğitimde ne kadar etkin olduğunu ve çalışmalarında ne kadar isbetli olduğunu gösterir ölçüsünde ikinci yabancı dil uygulama çalışmalarını tamamen sona erdirmiştir. Zaten hazırlığı olan okullarda ikinci dilin zorunlu verildiğini eğitimle ilgilenen fertler tarafından kesinlikle bilinmektedir. (Orta öğretimin 4 yıla çıkması ile zaten liselerin hazırlığı olmuş anlamında nedenlerinin en önemlisi ise ikinci yabancı dilin zorunlu uygulanmasıdır.) Orta öğretimin 4 yıla çıktıktan sonra hazırlığı olan liselerde ikinci yabancı dil uygulaması yapılacak açıklaması yapıldı. Uygulama da Eğitim camiasını şok eden bu karar MEBe göre daha önceden hazırlığı kasıt etmiş olacak ki eski hazırlığı olan liselerde uygulandı. Orta öğretimin 4 yıla çıkmasına rağmen ikinci yabancı dil seçmeli olarak uygulnmıştır. Şaşırmayalım! Zorunlu uygulanan okullarda alan öğretmenleri olamdığından uygulanan ikinci dil zorunlu derslerine İngilizce öğretmenleri ek ders karşılığında girmektedir . Seçmeli olan okullarda ise öğrencilerin seçtiği ikinci dil derslerine girecek öğretmen olmadığından dersler ya seçmeler arasına konulmaz, seçilen dersler de okul yönetimi tarafından kabul edilmez. Buna rağmen MEB den yapılan bir açıklamaya göre yıllardır ataması olmayan bölümlerde 300-500 fazlalıkları olduğu dile getirilmiştir yıllarca ataması olmayan bölümlerde 2005 te 20- 30- 50 li öğretmen alımı neden yaptınız fazlanız vardıya . Norm kadrodan sayılan jokey (depo) yatarak maaş alan öğretmenleri mi bize dahil etti bilemiyorum ama anlaşılan hesap kalem karışmış ki insanların beyninde bir çok soru doğmuş. Sayın bakan sözleşmeli tartışmasın da gençlerimiz sokaklarda geziyor diyipte arkadan arkaya neden bizlere böyle oyunlu davrandığını bizler düşünüyoruz düşünüyoruz ki neden bize? Bu bölümlerden sınıf öğretmenlerini mi alan kadrosuna çekiyor. Yılarca önce sınıf öğretmeni atanan ağabeylerimiz, ablalarımız mı buda koca bir oyalama diyorum. Geçmezler geçmiş olsalar bile norm kadro daki iknci dil açığı tamamlanmaz, tamamlansa da hani sokaktaki işsiz öğretmen adayını kurtarıyordu. :) İşte böylece bizler gözükmeyen mağdurlarız mı diyeyim.Küreselleşen dünyanın gelişmiş ülkelerin de iki yabancı dil zorunlu biride seçmeli olmak üzere üç (3) dil öğretiliyor. Bu AB ile ilgili çalışmalarda çok iyi biliniyor anlatmayacağım.Dikkate alınmayan bizler yoksullukla, yoklukla mucadale ederek ünüversitelerin dil blümlerinde başarı ile mezun olduk. Hatta ben eski ismi ile Orta okuldan liseye aldığım almanca dersleri ile almanca öğretmenliğini kazandım.Al işte işin bir acı tarafı daha: Bir gün bir açıklama yapıldı 40 kredilik İngilizce sertifikası alan dil mezunları İngilizce öğretmeni olabilir dendi. İşte o zaman paranın gücü göründü gözüme aman ALLAH ım çünkü bu sertifikayı almak bakkaldan ekmek alır gibi para ile idi ver parayı al sertifikayı. Sertifika verilen ünüversitalere hiç gitmeden bir buçuk milyar ile iki milyar arasında para ödeniyordu. Parası olanlar parayı yatırdı sertifika veren ünüversitelerin hesabına. Dayı sırtı ile meb de aynı, denk zamanda vekil öğretmenlikte yaptılar. Vallahi bunlar hep ispatlı tek kalime bilmeden ilk alındığı yıl kadrolu sonrada sözleşmeli alarak öğretmen oldular. Bizler ise yalnızca nemli gözlerle baktık. Bir fiil 5 yıl eğitim alanımda dışarıdayım. Yazık çok yazık! Oldu bizlere…Şaşırmayalım lütfen: Turizm bakanlığına baktığımızda , İl Turizm Müdürlüklerine baktığımızda Turizmi denetleyen, destekleyen bu işlerde etkin çalışma yapabilen Yabancı Dil bölümlerinden mezun olmuş aktif durumda kaç elaman var. Ne konumda çalışırlar .Bu tür elamanların olmadığı turizm de bir haber olan kişilerle doldurulmuş bir kurum araştırmalar sonunda karşınıza çıkacaktır. Neden bizler bu kurumdan uzak tutuluyoruz.Yanlış anlaşılmasın bizler istekte bulunsak bile sizler bildiğinizi yaparsınız. Diğer bir açıdan baktığımızda torpille memur olanları çok iyi bilirsiniz.Ben biliyorum ispatlayabilirim.Bildigilerinize biz halkın bu konularda yeterince bilgisi olduğunu sunarım. Cumhur başkanlığı seçiminden sonra bu konuda gündem oluşturma çalışmaları olacaktır.Torpil değil bizlerin hakkı olan hakkını vermeniz, biz eğitimcilerin saf dileği ile gerçek üretime geçmeniz dileği ile çalışmalarınızda başarılar dilerim

KİM NEDERSE DESİN HALK DOĞRUYU BİLENDİR. BİZ HALKIZ HALK



BEST WISHES -
ELT-WORLD.COM STUDENTS
2006-2007 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜM ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ ARKADAŞLARA
HAYIRLI VE UĞURLU OLSUN...
YENİ DÖNEME BOMBA GİBİ GİRMEYİ PLANLIYORUZ. MARMARA ÜNİVERSİTESİNDEN
DEĞERLİ HOCALARIMIZIN KÖŞE YAZILARINI BURADA  YAYINLAYACAĞIZ.
PAYLAŞIM ARTTIKÇA GÜZELLEŞİR
KATILIMCI YÖNETİM ANLAYIŞI İLE
ELT-WORLD.COM


Doç. Dr. İbrahim Özdemir, Milliyet gazetesinin asılsız iddialarına cevap verdi. -

Haberi Gönderen Arkadaşımıza Teşekkür Ediyoruz...

Doç. Dr. İbrahim Özdemir, Milliyet gazetesinin asılsız iddialarına cevap verdi.

Uluslararası çapta düzenlenen pek çok akademik toplantılarda ilmi tebliğler sunan, pek çok makale ve kitaplara imza atan Doç. Dr. İbrahim Özdemir, 5 Temmuz 2006 tarihli Milliyet Gazetesinin asılsız ve çarpıtma iddialarına hedef oldu.
Doç. Özdemir, kendi aleyhinde öne sürülen tüm iddiaları şu basın açıklamasıyla şöyle cevapladı:



Burhan is speaking English -


İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ'NDE SATIRLI SALDIRI! 3 ÖĞRENCİ YARALANDI - İstanbul Üniversitesi öğrecisi Erdem Bulut, Ender Aldanmaz ve Tamer Korkmaz, kimliği belirsiz bir grubun satır ve bıçaklı saldırısı sonucu yaralandı. İlk olarak İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi Erdem Bulut saldırıya uğradı. Bulut, fakülteden çıkarken önünü kesen bir grup tarafından bıçaklandı.



Announcement... -

Do not call anybody!!! Try avoiding those trying to mulct us....

ELT-WORLD.com



10 bin yeni öğretmen alınacak -

Ancak, bu atamalar da öğretmen açığını kapatmayacak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 554 bin 680 öğretmen ve yöneticinin görev yaptığını belirterek, bakanlığın 166 bin öğretmene ihtiyacı olduğunu açıklamıştı. Bu açıklama üzerine 30 bin öğretmen alındı, 20 bin öğretmen ise emekli oldu. Eğitim-Sen'in araştırmasına göre öğretmen açığı 200 bin, Anadolu Eğitim-Sen'e göre de 180 bin.

Milli Eğitim Bakanlığı, ağustos ayı içinde atamayı planladığı 10 bin öğretmenin branşlara dağılımını da belirledi. Sınıf öğretmenliğine 2 bin öğretmenin ataması planlanırken, Türkçe öğretmenliğine bin 600 kadro tahsis edildi. İngilizce öğretmenliği için bin 450 kişilik kadro verilirken, ilköğretim Matematik ile Bilgisayar branşında da 800'er öğretmen ataması yapılacak. Okullarda şiddetin artması ve rehber öğretmen ihtiyacının yaklaşık 9 bin olmasına rağmen, bu branşta sadece 200 kişilik atama yapılacak. Ağustos ayındaki öğretmen ataması, ÖSYM'nin 1-2 Temmuz 2006'da yapacağı KPSS'den alınacak puanlara göre gerçekleştirilecek.



Son eklenen dosyalar/ Teşekkür -

Paylaşımcı ruhu içlerinde yaşayan arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürler....

Paylaşım arttıkça güzeldir.

En son eklenenler:

  • TOEFL /KPDS /UDS için bir sürü doküman
  • Flash CARDS
  • Activities
  • History of English
  • Conditions
  • SL Pedagogy
  • Speaking Activities
  • Pronounciation Chart
  • Game & Songs
  • Yazılı örnekleri
  • illköğretim için çeşitli kaynaklar...

                    

 

 

 

 

 

Teşekkür; Marmara Üniversitesi son sınıf öğrencisi Volkan arkadaşımızı paylaşımcı ruhundan dolayı kutluyor ve yönetici listesine adını yazıyoruz... Teşekkürler Volkan....

 

 



Try this test , Ama read carefully lütfen.. - Phil's Test: Here you go. Try this!

Below is Dr Phil's test. (Dr. Phil scored 55; he did this test on
Oprah - she got a 38.) Some folks pay a lot of money to find this
stuff out!

Read on, this is very interesting! Don't be overly sensitive! The
following is pretty accurate and it only takes 2 minutes.

Have pen or pencil and paper ready. This is a real test given by the
Human Relations Dept. At many of the major corporations today . It
helps them get better insight concerning their employees and
prospective employees. It's only 10 Simple questions, so...grab a
pencil and paper, keeping track of your letter answers to each
question.

Ready?? Then, let us begin...


Sinop'ta nükleer protesto - Sinop'ta nükleer protesto


Sinop'ta dün düzenlenen "Nükleere Hayır" mitingine yaklaşık 4 bin kişi katıldı. Mitinge çeşitli illerden gelen nükleer karşıtları da destek verdi. Sinop Nükleer Karşıtı Platformu adına konuşan Hale Oğuz, 26 Nisan 1986'da Çernobil felaketiyle hem nükleer santralın ikinci yüzüyle hem de Türkiye'yi idare edenlerin ikinci yüzüyle tanıştıklarını söyledi.
Yüce Divan'da yargılanan eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu da protesto eylemine destek verdi ve Sinopluların yanında olduğunu söyledi. Bazı gruplar, Topçu'yu siren çalıp alkış tutarak protesto etti.



Personel Plus tarifesi -  Bu Personel Plus tarifesiyle ilgili her ne kadar avea resmi web sitesinde olmasa da KAMU yazıp gönderdik mesajda geldi. Ama bununla ilgili internet ortamında bir kaç forum dışında gerek meb gerekse avea tarafınan ayrıntılı bir bilgi yok. Bize enteresan geldi. Bilmediğimiz bişey mi var yoksa.. ELt-World

KPDS Gerçeği -

 İşte KPDS Gerçeği

Elt-World.com :"Bu kadar da olur mu" demekten başka birşey gelmiyor akla. Sen harıl harıl çalışıyorsun, Ankara'lara gidiyorsun, konaklaması; yemeği derken dünya kadar para harcıyorsun ama işte sonuçlar;

A düzeyinde olanlara 19.000.000 lira,
B düzeyinde olanlara 11.000.000 lira,
C düzeyinde olanlara 7.000.000 lira, ödenir. (Bu miktarlar sabittir) diyorlar....



Tebrık -

 YENİ YILINIZ

 VE

 KURBAN BAYRAMINIZ

 KUTLU OLSUN

 ELT-world.COM



Milli Eğitim Müdürlerine Yapılan Ayrımcılık Kalktı -
memurlar.netMilli Eğitim Müdürlerine Yapılan Ayrımcılık Kalktı 04.04.2006

Memura ek zam tasarısı 31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu düzenlemede, gözden kaçan değişikliklerinden birisi ise Bakanlık İl Müdürlerine ilişkindir. 657 sayılı Kanunun önceki düzenlemesinde, İl Müdürlerinin çalıştıkları maaş ile emekli maaşları arasında farklılık bulunmaktaydı. Bundan en çok etkilenen ise İl milli eğitim müdürleriydi. Yapılan değişilikle il milli eğitim müdürlerine uygulanan ayrımcılık kalkmıştır.



ŞEHİT ÖĞRETMENLER UNUTULMASIN... -
ARKADAŞLAR MARDİN İLİ SAVUR İLÇESİNDE
BÖYLE BİR ÇALIŞMA YAPTIM...SİZLERLE DE PAYLAŞMAK İSTEDİM...
MUTLAK A İZLEYİN.
ŞEHİT ÖĞRETMENLER UNUTULMASIN...
DIRECTED BY SERKAN BAŞAR


Elt-World Forum -

 Elt-World Forum Test Yayınına Başladı. Hem giriş sayfasından hem de sağ bölümdeki linkten girebilirsiniz. Şuan sadece bir kaç konu açık ve sizler burada istediğiniz gibi konu açabilirsiniz. Bu aşamada forumu yönlendirecek moderatörler ve adminler görevlendirilecektir.

Forum sohbet amaçlıdır. Dosya arşivi zaten sitemizde mevcuttur. Tabi yine de isterseniz dosya da gönderebilirsiniz. Bu aşamada gönüllü arkadaşlarımın basarserkan@gmail.com adresine mail atmaları yeterlidir. Forum için ayrıyetten üye olmak mecburidir. Saygılarımızla...



24 KASIM'DA İKRAMİYE İSTİYORUZ -

17. Milli Eğitim Şurası'nın 13 Kasım Pazartesi günü başlayan çalışmaları dün sona erdi.  Dünkü oturumun başkanlığını da Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik yaptı. Şura'da söz alan Bolu Cumhuriyet İlköğretim Okulu Müdürü Celal Arslan'ın, öğretmenlerin maaşlarının azlığından yakınarak, hiç olmazsa öğretmenlere senede bir kez ek maaş verilmesini önermesi üzerine Çelik, "O zaman ben de bir önerge vereyim. Maliye Bakanı Unakıtan'ın soyadını 'Paraakıtan' olarak değiştirelim" esprisini yaptı. Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı "Küreselleşme ve AB Sürecinde Türk Eğitim Sistemi" komisyonunu raporu Genel Kurul'da ele alınırken söz aldı. Avcı, "Öğretmenlere 24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle bir maaş ikramiye verilmesini teklif ediyorum. Sayın Bakanım yine Maliye Bakanı Unakıtan engeline takılacak ama isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü kara. Maliye'den bir maaş ikramiye talep ediyoruz" dedi.

İYİ NİYETTEN EMİNİM

Avcı'nın sözleri salonda alkışlandı. Çelik, Avcı'nın üslubunu eleştirerek, "Özellikle bir eğitim sendikası başkanı böyle konuşmamalı. Ben isteyeceğim, bir yüzüm kara, Maliye Bakanı vermeyecek kapkara mı olacak? Biraz dikkat edelim" dedi. Çelik'in sözleri üzerine oturduğu yerden ayağa kalkarak konuşan Avcı, "Sayın Bakanım bizim iyi niyetimizde şüphe etmeyin" dedi. Çelik de, "Sizin iyi niyetinizden sonuna kadar eminim. Ancak cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla örülüdür" dedi. Katılımcılardan birinin "teşbihte hata olmaz" diye bağırması üzerine Çelik,"Teşbihte hata olmaz demek, aslında hatada teşbih olmaz demektir. Siz birine 'tosunum' derseniz hoşuna gider ama 'öküzüm' derseniz hoşuna gitmez. Ama aslında tosun, öküzdür" dedi.



Cat with wings -

Kedinin kanatları çıktı

Çin'de 'kanatları çıkan' kedi görenleri hayrete düşürüyor. Meleğe benzettiği kedisiyle objektiflere poz veren Granny Feng, "Kedim ilk doğduğunda sırtında sadece iki küçük yumru vardı. Ancak bir ay içinde hızla büyümeye başladılar" dedi. Şimdi kanatların 12 cm'ye ulaştığını belirten Feng, kedisinin çiftleşme mevsimine girdikten sonra kanatlarının hızla büyümeye başladığını söyledi. Granny Feng, "Bir ay önce, bir çok dişi kedime sırnaşmaya başladı. Sonra da bu kanatlar uzamaya başladı" dedi. Olay, bilim dünyasında da yankı uyandırdı. Uzman veterinerler, milyonda bir görülen bu durumu genlerdeki değişim ve dönüşümle açıklıyor.


Bakan Çelik; İngilizce öğretmeyi bilemedik -

 

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, liseyi bitirmiş öğrencilerin İngilizce olarak beş cümleyi yan yana sıralayamadığını söyleyerek 'Yıllarca o kadar uğraştık, yine de bu dili öğretemedik' dedi

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye'de yabancı dil eğitiminin bir türlü tam olarak başarıya ulaşamadığından yakınarak, bunun için hazırlanan yeni müfredatın ve kullanılacak yöntemlerin meyvesinin, ancak sekiz yıl sonra alınabileceğini söyledi. Çelik, "O kadar uğraştık, yine de bu dili öğretemedik" dedi.
Gaziantep'te pek çok okul yaptıran Sanko Holding, MEB'e ilköğretim okullarında kullanılmak üzere Dyned İnteraktif Dil Öğretimi Programı bağışladı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, Dyned Türkiye Temsilcisi Mehmet Bayraktaroğlu ve bakan Çelik dün programın protokolünü imzaladı.



Elt-world.com -

ELT-WORLD.com

We are dedicated to serve all necessary application in order for having the teaching techniques for our kind pupils. ELT-WORLD.com Marmara Üniversitesi 2004 Mezunları işbirliğinde test  yayınına başlamıştır. Tüm elt camiasına hayırlı olsun...


Öğretmen Adayları, Atanabilmek için Ağızlarıyla Kuş Tuttu -
Öğretmen Adayları, Atanabilmek için Ağızlarıyla Kuş Tuttu
Haber:  Öğretmen Adayları, Atanabilmek için Ağızlarıyla Kuş Tuttu

Kayseri'de Atama Bekleyen Öğretmen Adayları, İlginç Bir Eylem Yaptı. 

Türk Eğitim-Sen Kayseri Buşe Başkanlığı'nın organizasyonuyla Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan öğretmen adayları, ağızlarıyla yapay kuş tutarak, atamalarının yapılmasını istedi.

Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, eylem öncesi bir konuşmak yaparak, okullarda şiddetin sona erdirilmesi için genç öğretmen adaylarının kadroya alınması gerektiğini söyledi. Öztürk, "Türkiye'de 200 bin civarında eğitim çalışanı boş gezmekte. Bugün aramızda, beden eğitimi öğretmenleri, eğitim fakültesi, fen edebiyet fakültesi ve ilahiyat fakültesi mezunları bulunmakta. Okullarda