Şırnak'ta hain pusuda şehit düşen erlerin ikisi, Diyarbakır ve Şanlıurfa'da toprağa verilirken Kürtçe sloganlar atıldı ve ağıtlar yakıldı.
KÜRTÇE AĞITLAR VE "KAHROLSUN PKK" SLOGANLARI
Şırnak'taki Gabar Dağı'nda PKK'lı teröristlerin pusuya düşürüp şehit ettiği 13 askerden Piyade Onbaşı 21 yaşındaki Fettullah Selçuk, memleketi Diyarbakır'da Kürtçe ağıtlar eşliğinde toprağa verildi. ‘Kahrolsun PKK’ sloganlarının atıldığı cenaze töreninde anne Saliha Selçuk, “Oğlum nerede? Bunların öcünü kim alacak? Yeter bu kan bitsin, yeter artık yeter'' diyerek gözyaşlarına boğuldu. Şehit Onbaşı Fettullah Selçuk'un cenazesi, 7'nci Kolordu Komutanlığı'na ait helikopterle bugün öğlen saatlerinde, Diyarbakır merkeze bağlı Sati Köyü meydanına getirildi. Köyde düzenlenen cenaze törenine Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, 7'nci Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu, Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya, çok sayıda subay, astsubay ve köylüler katıldı. Oğlunun şehit düştüğü haberini muhtarından aldığını söyleyen anne Saliha Selçuk, 4 ay sonra tezkere alacak oğlunun Türk bayrağına sarılı tabutunu görünce sinir krizi geçirdi. Güçlükle ayakta duran şehidin yakınları, Vali Mutlu ve Korgeneral Kalyoncu'ya “Acımıza kim su dökecek?'' dedi. Anne Saliha Selçuk, Vali Mutlu'ya Kürtçe olarak, eşini yıllar önce kaybettiğini anlattıktan sonra, “Oğlum nerede? Bunların öcünü kim alacak? Yeter bu kan bitsin, yeter artık yeter. Oğlumu babasız bunun için mi büyüttüm?'' diyerek gözyaşı döktü. Saliha Selçuk, daha sonra Korgeneral Kalyoncu'ya dönerek, “Benim oğlumun kanını yerde bırakmayın'' dedi. Şehit yakınlarına başsağlığı ve sabır dileyen Vali Mutlu, “Bu Ramazan ayında, bu mubarek gecede ve bayram öncesi demeden bu haince saldırıyı düzenleyen terör örgütünü öncelikle Allah'a havale ediyoruz. Sizin gibi benim de içim yanıyor. Hem evlat babası olarak, hem de devlet baba olarak, bu mücadele sonuna kadar devam edecek Türkiye Cumhuriyeti fevkalede güçlü bir millettir. Bunlar bizi yıldırmayacak. Bu milleti birbirine düşüren terör örgütü mensupları bir an önce gelip teslim olsunlar'' dedi. Şehit er Fettullah Selçuk'un cenazesi, köy caminde kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında, yakınlarının Kürtçe ağıtları ve ‘Kahrolsun PKK’, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganları arasında toprağa verildi.
ŞANLIURFA'DA DA KÜRTÇE AĞIT
Ali LEYLAK- Ömer PINAR/ ŞANLIURFA, (DHA) ŞIRNAK Gabar Dağı'nda PKK'lı teröristlerin pusuya düşürüp şehit ettiği 13 askerden Piyade Çavuş 22 yaşındaki Mehmet Uyar’ın, 2 ay önce de yola döşenen mayının patlaması sonucu hafif yaralandığı ortaya çıktı. Terhisine 3 ay kala şehit olan Uyar’ın Şanlıurfa’daki baba ocağından Kürtçe ağıtlar yükseldi. Piyade Çavuş Mehmet Uyar’ın şehit haberi dün akşam saatlerinde askeri yetkililer tarafından Onikiler Mahallesi’nde oturan ailesine bildirildi. Şehit haberiyle sarsılan Uyar ailesi gözyaşlarına boğulurken, yakınları evlerine akın etti. Taziyeleri kabul eden 5 çocuk babası 67 yaşındaki Mustafa Uyar, şehit oğlunun Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü 2'inci sınıfta öğrenim görürken askere gittiğini belirterek, “Devletimiz sağ olsun, vatanımız sağ olsun'' dedi. Anne 64 yaşındaki İslim Uyar ise göğsüne vurarak, Kürtçe ağıtlar yakıp gözyaşı döktü.
2 AY ÖNCE DE YARALANMIŞTI
Kayseri’de acemi eğitimini tamamladıktan sonra Bolu Komando Tugayı’nda vatani görevini yaparken operasyon için Şırnak’a gönderilen Piyade Çavuş Mehmet Uyar’ın yaklaşık 2 ay önce de Gabar Dağı'nda PKK'lı teröristlerin yola döşediği mayına basıp yaralandığı belirtildi. Bu olayda bir arkadaşı da şehit olan Uyar’ın teyzesinin oğlu 30 yaşındaki Müslüm Dağ, şunları söyledi: “Şırnak’ta yola döşenen mayının patlaması sonucu 2 ay önce yüzünden yaralandı, izine geldi. 12 günlük tedavisi bittikten sonra tekrar birliğine döndü. Kaderinde varmış şehit olmak. Vatanı için yaralandığı yerde bu kez şehit oldu. Bir Mehmet değil binlerce Mehmet feda olsun Türkiye’mize. Vatanımız bölünmesin, yeter ki o şerefsiz insanlar, rahat gezmesinler.'' Şehit Uyar’ın cenazesinin Harrankapı Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan imzasıyla yayımlanan maaş genelgesine göre, aylıklarını personel kanunlarına göre alan kamu görevlilerine 15 Ekim’de ödenmesi gereken tüm hak edişler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, 5 Ekim’de ödenecek. Kamu kuruluşlarında çalışan sözleşmeli personel, işçi ve diğer personel hakkında da aynı şekilde işlem yapılacak. Maliye Bakanlığı, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün Resmi Genelgesini görmek için devamını oku linkine tıklayınız...
Elt-World Yorumu: Maaşları erken ödeyerek sözde biz memurların gönüllerini mi alıyorlar ne..?..
200 bin öğretmenin işsiz olduğundan haberdar mısınız? İşsiz 'lise branş öğretmeni' sayısı resmi verilere göre yüz bini geçmiş. İşsiz öğretmenlerden 17 bini Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni. Okulların açılması öncesinde binlerce öğretmen elektronik posta yoluyla medyanın ilgisini Tuğba Özay, Eda Taşpınar, Helin Avşar üçlüsünden Türkiye'nin eğitim sorununa ve kitlesel işsizlik olgusuna çekmeye çalışıyorlar. Gerçi Abbas Güçlü, Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı kadar sektörün içinde; ve sınav sistemi başta tüm çarpıklıkları Milliyet'teki sütununa taşıyor, ancak son günlerdeki e-mail trafiğinden, işsiz öğretmenlerin çaresizliğinin katlanamaz boyutlara geldiği anlaşılıyor. 'Duyun artık' mesajlarını 'törenlere boğulan' Ankara'daki iktidar seçkinlerine iletmekte yarar görüyoruz: "Hükümetimiz, okul sayısının arttığını, yeni liseler açıldığını söylüyor. Doğrudur, okul sayısı artmıştır. Ancak 2003'ten bu yana lise branşlarına ayrılan öğretmen atama kadrosu giderek azaltılmıştır. 2003 yılında, Türk Dili ve Edebiyatı'na 1099 öğretmen atanırken, periyodik azaltma sonucunda bu sayı 2006'da 34'e kadar düşmüştür. 2007 Ağustos atamasında Türk Dili ve Edebiyatı'ndan 400 öğretmen atanırken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'ne 1300 kontenjan ayrılmış ama yeterli başvuru olmadığı için 152 kontenjan boş kalmıştır. Bir de 'sözleşmeli öğretmen' aldatmacası var. Ağustos atamasında 10 bin kadrolu, 10 bin de sözleşmeli öğretmen olmak üzere 20 bin öğretmen atandı. Ancak ağustosta sözleşmeli atanan öğretmenler şubatta kadrolu öğretmen olarak atanmakta ve aynı kişi iki defa atanmış gibi gösterilerek '40 bin öğretmen atadık' diye kamuoyu yanıltılmaktadır. Ekonomik krizin patlak verdiği 2001 krizinde bile 40 bin kadrolu öğretmen atanırken, bütçeden en büyük payın Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrıldığı 2007 yılında 20 bin kadrolu öğretmen atanmıştır. Bu ne yaman çelişkidir? 200 bin işsiz öğretmenin olduğu bir ülkede 20 bin öğretmen atanmasının neresi müjdedir? Lise branşları son birkaç yıldır hor görülüyor. Matematiğe 30, fiziğe 15, kimyaya 30 gibi komik kadrolar ayrılıyor. Hükümet yetkilileri 'Devleti iş kapısı olarak görmeyin' diyor. Özel dershaneler de piyasadaki işsizliği bildiği için aylık 300 YTL'ye sigortasız öğretmen çalıştırma yoluna gidiyorlar." ÖSS'de binlerce öğrencinin sıfır çektiği bir dönemde çoğu 'yüksek lisans derecesiyle' mezun 102 bin lise branş öğretmeninin işsiz kalması dramatiktir. 100 bin öğretmen açığının olduğu sektörde 200 bin işsiz öğretmen nasıl olur?! Milli Eğitim Bakanı açıklamalı.
367 şartı ile krize dönüşen Cumhurbaşkanlığı seçimi nihayet son buldu. Artık, bıkkınlık veren Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine, Meclis son noktayı koydu. Bugün saat 15:00'de başlayan 3. tur oylamaya toplam 448 milletvekili katıldı. Abdullah Gül, toplam 339 oy olarak Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı oldu. Oylamada, Sabahattin Çakmakoğlu 70, Tayfun İçli ise 13 oy aldı. CHP'nin katılmadığı oylamada 24 de boş oy çıktı...
Sitemize ulaşan kararlardan önemli gördüklerimizi ana sayfamızdan yayımlamaktayız. Geçen hafta içerisinde de yine, bir mahkeme kararı elimize ulaştırılmıştır. Karar, keyfi sevk ve rapor aldığı için kendisine aylıktan kesme cezası verilen bir öğretmene ilişkindir. Mahkeme, ceza verme işlemini hem yetki yönünden hem de sebep yönünden iptal etmiştir. Başlangıçta, konusu saçma olduğu için yayınlamayı düşünmediğimiz bu kararı, saçmalığın herkes tarafından görülmesi amacıyla yayımlamaya karar verdik.
Konya 2. İdare Mahkemesi verdiği kararda,
1- Aylıktan kesme cezası veren ilçe milli eğitim müdürünün yetkisine değinmiş ve öğretmenin çalıştığı bölge itibariyle, ilçe müdürünün bu yetkiye sahip olmadığını tespit etmiştir.
2- Öğretmenin aldığı sevk ve raporlar, sevke konu rahatsızlıkların doktor raporuyla tespit edilmiş olduğundan dolayı, bu sevk ve raporların keyfi alınması gibi bir durum söz konusu değildir.